Benim Antep’im!

banner_omur

Yeni seyahatler, yeni insanlar, yeni tatlar, yeni yazılar ve yeni bir dergi…
Mutfak Magazin’in bu ilk sayısıyla beraber yola çıkmak pek keyifli.

Sizlere kendi sayfalarımda yıllardır Anadolu’ya yaptığım seyahatlerden notlar, adresler, deneyimler ve tarifler paylaşacağım.
Bu sayıda son yıllarda dünya gastronomisinin dikkati çeken ve son olarak da UNESCO tarafından koruma altına alınan Antep mutfağını ve Antep’i anlatmak istiyorum. Aslında bu yazıyı bir seyahat yazarı olarak yazdığımı söyleyemem tam olarak bir Antepli olarak kaleme aldım, belirtmek isterim.
Hem hızlı hem de çok lezzetli olacak bu seyahatte benim Antep’e gidince vazgeçemediklerimden bir seçki okuyacaksınız. Hem gezecek hem de bol bol yiyeceğiz. Başlık başlık ayrı olarak yazacağım bu seyahati; sabah kahvaltısı, öğlen yemeği ve akşam yemeği alternatifleri olarak da değerlendirebilirsiniz. Antep’e her gittiğimde bir gün dahi kalsam ben tüm bu listeyi yerine getirmeye çalışırım…Tüm bunların yanı sıra tanıdığınız varsa kendinizi Antep’te bir evde yemeğe davet ettirin derim… Bence herkes hayatında bir kez bir Anteplinin evinde yemek yemeli!

Bakırcılar Çarşısı
Antep’e giderseniz iki önemli çarşıdan biri gezmeniz gereken, gezerken de inceden bir müzik eşlik eder size özenle çekiçlenen bakırların sesi sanki bir senfoni yaratır ve çarşıyı gezerken hep kulağınızda kalır.
Almacı Pazarı

Hemen bakırcılar çarşısının dibindeki bu pazar, Antep gastronomisinin mabedi sayılır. Tüm baharatlar, salçalar, ekşiler, kuruluklar, peynirler, zeytinler ve daha neler neler burada en yüksek kalitesinden bulunur. Her esnaftan gönül rahatlığıyla alışveriş yapabilirsiniz. Benim Almacı Pazarı’ndaki favorilerim ise saçı beyazın baharatları, özellikle buradaki Güllüoğlu’nun baklavaları ve Kıratlı’nın enfes küncülü helvaları.

Antep Peyniri, Biberi ve Küncülü Ekmeği
Benim vazgeçilmez üçlümdür. Kıymetli dostum Aydın Uğurlu’nun Karatarla’daki dükkanın da sabah kaçak çayımı içerken kahvaltı için bir diğer alternatifimdir.
Küncülü ekmeğin gevrekliği, Antep peynirinin o kendine has tadı ve sanırım hayatta hiçbir şeye değişmeyeceğim Antep’in biberi… O anı size anlatamam. Dükkanını bulursanız size de aynını yapar sizde afiyetle yersiniz.

Sahan Kaymağı
Az daha unutuyordum onsuz da kahvaltı olmaz sanırım ben her vakit bakır bir sahanın neredeyse yarısını küncülü ekmekle beraber yiyorum. Muhakkak bulmanızı öneririm ben İbrahimli’deki Kuzucular süthanesinden alıyorum. Kuzucular süthanesi bence Antep’in en önemli gurme dükkanlarından biri ve muhakkak uğramanız gerek.

Meyan Şerbeti
Tabi bu kadar yersek iyi bir hazmettiriciye ihtiyaç duyarız, bu esnada meyan şerbeti en iyi alternatifinizdir. Özellikle yazları feci de serinletir. Sanırım her seyahatte 2 litre içiyorum. Çarşıda yürürken bu geleneksel şerbetçilere bolca rastlayacaksınız.
Sabah kahvaltısından sonra çarşı,
kale camiler gezerken hafifçe bir acıktınız mı?
O halde neler atıştırabiliriz…

Tatlı Sucuk
Ceviz, fındık ve tabiî ki fıstıktan yapılır. Tüm çarşılarda özellikle de Elmacı Pazarı’nda bolca bulunur. Pekmeze batırılmış kuruyemişler iplere asılır. Bir demeti sizin için yeterli olacaktır. favorim tabii ki Antep fıstıklı.

Kahkeler
Dilerseniz de Antep peynirinin suyundan yapılmış kahkelerle de bu açlığı bastırabilirsiniz. Ben genelde akşam simit fırınından aldığım bu kahkelerin tadına doymam. Şehrin her tarafında bir çok noktada bulabilirsiniz.
Çok kuvvetli bir kahvaltıdan sonra
öğlen az bir şeyler atıştırdık peki
akşama neler yemeliyiz?

Antep Lahmacunu
Tüm Antep mutfağının özeti gibidir. Çıtır çıtır, bol sebzeli ve sarımsaklı incecik bir hamurla lahmacunun ansiklopedik tanımı gibidir. Yanına bir sahan ayranı söylersiniz, lahmacunla beraber masaya taze yeşilbiber, maydanoz ve balcan söğürmesi (közlenmiş patlıcan) gelir. Siz de lahmacununuzu dürüm yapar yersiniz. Yazarken bile canının isteten bu lahmacunun kokusu, rengi ve yemesi bambaşkadır. Antep’e sadece bu lahmacun için bile gidilmelidir. Burada kebapçılarda bulabileceğiniz gibi kasaplarda lahmacunu hazırlayıp hemen yanındaki fırına gönderir ve oradan da evinize getirilen bir lahmacun dayanışması sistemi bile vardır. Ben Üçler ve İmam Çağdaş’ın lahmacununu çok severim ancak diğer kebapçılarda ve kasaplarda yapılanlarda ayrı bir güzelliktedir.

Kebaplar
Lahmacunu bir tane yiyip üzerine bir de kebap yiyebilirsiniz. Mevsime göre garson sizi yönlendirecektir. Yaz mevsimi ise; Alinazik, patlıcanlı, altı ezmeli, yenidünya… Kış mevsimi ise soğan, simit (oruk), tava… Benim en çok ziyaret ettiklerim, bakırcılar çarşısı arkasında İmam Çağdaş, Şehreküstü’deki Çulcuoğlu ve kasap Ahmet’tir.

Ev Yemekleri
Ola ki eve davet edildiniz burada sizi bambaşka bir mutfak karşılar ve gecenin sonunda her şeyi rüya gibi hatırlayacağınız ve her seferinde ağzınızı sulandıran bir anı ile ayrılırsınız davet edildiğiniz evden. Bu konuda çok şanslıyımdır. İlkerlere gidersem Gülnur teyze; ekşili taraklık ya da Kilis kebabı yapmıştır. Yanında altı cacıklı Arap köftesi, semsek, lebeniye… Nilgünlere gidersem babası Aziz amca kebap tepsisi ile karşılar bizi ya da Gökhanlara gidersen Döne teyze kuru dolma, içli köfte, yuvalama ve neler neler yapar bana! Serkanların evindeysek
Cesur amca ve Ülkü teyze elleriyle besler bizi, Yeşimlere hiç gidemedim annesi de bana hiç alacalı dövme çorbası yapmadı. Bu yazıdan sonraki ilk ziyafetinde adresi belli oldu zaten… Bu yazı sayesinde hepsinin ellerine sağlık diyorum ve şunu da belirtmek istiyorum sadece bana yapmazlar onları bulursanız size de yaparlar… Belki de Antep’i bu kadar farklı kılan da bu misafirperverliğidir.

Ve En Nihayet Tatlılar
Baklava, baklava ve yine baklava öyle kaymaklı, fındıklı, cevizli değil sadece Antep fıstıklı baklava, diğerlerini sakın sormayın yoktur Antep’te, çatal da istemeyin yerken bir hamle de değil ısırarak iki hamlede yiyin ve baklavayı elinize alıp tersten ısırın ki içindeki tabana yayılan fıstığın ve sadeyağın rahiyası damağınıza yapışsın ve hayatı o an da durdurun….

Sadece baklava değil, kadayıfı, helvaları, dondurması ve katmeri de eşsizdir ve yerken keşke hep burada kalsam dedirtir. Katmer sabah kahvaltısında yapılır ve elde açılmış incecik yağlı hamurun içinde bolca Antep fıstığı ve sahan kaymağı vardır, gerisini varın siz düşünün. Baklavayı Elmacı Pazarı Güllüoğlu, İmam Çağdaş ve Koçak’tan alırım aslında tüm baklavacılar ayrı güzeldir. Katmerde ise odun fırınında pişiren mütercim asımdaki Zekeriya ustanın, akşam simit fırınının Antep peynirlisi bambaşkadır.
Geldik seyahatin sonuna, Antep’i ve mutfağını şöyle bir iki sayfada yazmak mümkün değildir. Ben sadece ufak bir fikriniz olsun istedim. Unuttuğum ya da bir Anteplinin okuyunca bunu da unutmuş diyeceği daha bir çok husus da vardır. Kendilerinden affımı isteyerek hepinizi onların adına Gaziantep’e davet ediyorum.

“Al yağlık yeşil yağlık
Anteplinin eline sağlık”

TÜRKİYE'NİN GİZLİ HAZİNESİ: Peynirlerimiz Previous Post
Başkent’te Çikolata Aşkı Next Post