BURSA YEME İÇME REHBERİ

banner_omur

Bursa herkesin bir şekilde bir mazisi olan bir şehirdir. Bizim ilk payitahtımız ve 1000 yıllık bir Türk şehri olmasının yanı sıra kimimizin halası buradadır, kimimizin dayısı, hiç olmadı babamız burada memurluk yapmıştır. Ya da kimileri de benim gibi burada okumuş yıllarca burada kalmıştır. Bursa güzel yerdir, Bursa’nın çevresi de öyle hem de her yere de çok yakıdır. Neredeyse Bursa Ankara’ya, İstanbul’a ve İzmir’e aynı uzaklıkta sayılır. İşte bu sebeple güzel bir hafta sonu geçirmek için Bursa’ya gelin derim. Hem yüzlerce yıllık tarihi bir Türk şehrinde güzel vakit geçireceksiniz hem de bence inanamayacağınız kadar lezzetli bir hafta sonu turu yapmış olacaksınız.

 

Zamanında Bursa büyük bir pazar gibi planlanmıştır, sarayın ambarı olarak da anılmasının sebeplerinden biri de budur.

OmurA-01-Palemek

PASTO ve PALEMEK

Bu iki yer de aslında ailemin yeri diyebileceğim en yakın dostlarımın fırınıdır. Pasto; 4 kuşak, 130 yıldır ömrünü ekmekle geçiren bir ailedir. Anne fırıncı, baba fırıncı, abla, abi, kardeş, yeğenler hep fırıncıdır. Palemek Yıldırım Kara Fırın ise 40 yıllık Rizeli Şevki Usta’nın benzersiz fırınıdır. Bana ekmek derseniz Türkiye’de 3 kişiyi işaret ederim: İkisi Ayhan ve Hakan Doğan kardeşler diğeri ise Palemek Şevki Dilmaç. Üçünün de burada olması ise bence Bursa için büyük şans. Dünya standartlarını belirleyecek nitelikte ekmekleri, yetenekleri ve bilgileri olduğu da aşikar. Bu iki fırından da ekmek alıp tereyağı ile yemeniz yeterli yanına bir çay da söylerseniz kahvaltı tamam derim.

Ekşi Maya Ekmekler

Özellikle ekşi maya ekmekler konusunda hem Palemek hem Pasto çok iyidir. En geleneksel Anadolu buğdayları ve en geleneksel yöntemlerle pişirilen ekmekleri inanılmaz. Mutlaka Bursa’dan dönerken eve ekmek alın derim. 17 yıllık ana mayadan ve gerçek 4 Anadolu buğdayından yapılan Kastamonu ekmeği, çavdardan yapılan Yıldırım Beyazıt ekmeği benim en sevdiklerim arasındadır. Özellikle Pasto’nun hafta sonu çıkardığı bulla ekmeği ise tam bir efsanedir. Aslında geleneksel bir Kıbrıs ekmeği olan bulla, bence Kıbrıs’ta da bu kadar geleneksel haliyle artık yapılmamaktadır. Bulla ekmeği fırında çıkınca yanına bir kase taş baskı zeytinyağı koyun yeterli, bence tadına doyamayacaksınız zira ekmeğin içinde gerçek Kıbrıs hellimi, çakızdes zeytini, kişniş, maydanoz, taze nane, taze soğan ve zeytinyağı var. Bu da bence onu çok çok lezzetli yapıyor. Pasto’da ilave olarak kahvaltı da var. Bazlama içinde Erzurum kavurmalı tost, sarımsak ve yeşil soğanlı İspir mıhlaması, Gülay Abla’nın ev salçası, sebzeli Nuriş Hanım gözlemesi, Zeynel Usta’nın kahvaltılık sosları ve daha birçok yöresel ürün Pasto’da orijinal tarifleri ile yapılıyor. Bence burası için Bursa’ya gelinir ve geri dönülür. Ha, bir de Dilek Abla var ki onu yazmaya gerek yok, o fırına gelince sizi bulur. 🙂

PastoHancı Cad. No:6, Osmangazi/Bursa Palemek / Yıldırım Kara Fırın Yıldırım Mah. Kurtuluş Cad. No: 80 Yıldırım – Bursa

OmurA-05-tavaci

TAVACI REFİK

Böyle bir şey yazılır mı bilmem ama anlayışla karşılamanızı isterim. Bir gün Azrail gelse “Hadi Ömür gidiyoruz.” dese ve eklese “Hayatın yemeğin içinde geçti. Son bir yemek yiyelim.” dese burası ismini söyleyeceğim 3 lokantadan biri olur. Tavacı Refik’in adından da anlaşılacağı üzere sac tavası meşhurdur. Sacın üzerinde, 4 dakikada taş fırında pişen bir etin bu kadar nasıl lezzetli olacağı sorusu henüz cevap bulamamıştır. Sac tavanın yanına ikram edilen beyaz peynir görünümlü tava yoğurdu, fırınlanmış Karacabey soğanı, yine mevsiminde fırınlanmış Karacabey taze kırmızı biberi, tereyağı, ekmeği, salçası ve turşusu kendi başlarına birer efsanedir. Sadece tava yemeden ekmek ve zerzevatı yesenize kafidir. Ama bu kadar mı, değil! Tavacı Refik’te ne yerseniz yiyin, ne kadar yerseniz yiyin mutlaka tatlı ile bitirin derim. Peynir tatlısı yani Kemalpaşa tatlısı neredeyse en geleneksel hali ile sadece bu dükkânda bulunur. Bir de yiyenleri meftun eden kabak tatlısı vardır ki kestane revağında, uzun süre taş fırında pişer. Yanında kullanılan kaymağa da dikkat çekmek isterim ki en âlâsıdır. Bu kabak tatlısını yedikten sonra bu dükkânı asla unutamayacaksınız. Burası aynı zamanda İstanbul, İzmir ya da Ayvalık tarafına araba ile gidecekler için de mutlaka durulması gereken bir lezzet noktasıdır. Türkiye’ye bu lokanta için yurt dışından gelinebilir ibaresini de buraya yazıyorum.

ATADAN PEYNİRCİ

4 kuşaktır peynirci bir aile, küçük bir dükkân ve enfes peynirler… Hem yöreden hem de yakın yerlerden peynirleri bu dükkânda bulabilirsiniz. Şimdilerde 4. kuşaktan Sabri Özderici’nin idare ettiği dükkân Bursa gastronomi hayatı için bence çok önemlidir. Kendisi ile hem dünyanın en iyi peynirleri ve dünya peynirciliğini konuşabilir hem de yerel peynirler üzerine mükemmel bir sohbet edebilirsiniz. Lor ve taze biberin beraber 1 yıl beklediği biberli lor peyniri yanı sıra gerçek, tuzsuz Bursa loru bence dükkânın en iyi peynirleri arasındadır. Yanı sıra Mıhalıç, beyaz, Manyas ve yöre peynirlerinin en başarılıları da bu dükkânda bulunur.

Atadan Peynirci | Kemalpaşa Cad. No: 12 Mustafakemalpaşa-Bursa

SEHA ŞARKÜTERİ

Kubbeli Peynirciler Hali içindedir, Peynirciler Hali de, Seha Gıda’da. 1949’dan beri burada bulunmaktadır. Burası şehrin gastronomi merkezi olan Tuz Pazarı’nın da tam ortasındadır. Zamanında Bursa büyük bir pazar gibi planlanmıştır, sarayın ambarı olarak da anılmasının sebeplerinden biri de budur. Tuz Pazarı, Peynir Hali, Enginar Ofisi, Başçılar, Ekmekçiler, Yoğurtçular gibi tarihten kalan yer isimleri çoktur. Sahibi Mehmet Diriel, dedesinden aldığı mesleğine başarı ile devam etmektedir. Özellikle tarihi hanlar bölgesinde tur atmak için bile buraya gelmeniz yeterlidir. Size ballı adaçayı ikram ederler, peynir ikram ederler, kestane şekeri yedirirler. Bir Cuma günü giderseniz eğer taze sıcak simit ve peynir tezgahtadır. Gelen kimse de dilediği kadarını ikram niyetine alır. Burada esnaflık başkadır. Buradan her istediğinizi gönlünüzce alabilirsiniz. Lakin Semra Hanım’ın o esnaflığı, güler yüzü ve kibarlığı sizi tekrar tekrar buraya getirecektir.

Seha Şarküteri | Tuz Pazarı Hal İçi No:29 Heykel / Bursa

 

OmurA-04-gokhanGÖKHAN APERATİF

Burası kahvaltı hususunda Türkiye’nin en iyi dükkânlarından biridir. “Ömür’ün selamı var, onun kahvaltısından istiyoruz” deyin bakalım neler gelecek;

Ciğer, Böbrek Kavurma: Eğer siz de benim gibi sakatatla güne başlıyorsanız bu kavurma tam da size göre. Ben üzerine mutlaka kırmızı pul biber (dikkat buranınki çok acıdır) ve kekik ilave edip ekmeği bana bana yiyorum ki size de öyle yemenizi tavsiye ederim.

Tam Karışık Yumurta: Kavurma, pastırma, sucuk ve salça ile hazırlanan bu tavada yumurtayı başta görmezsiniz. Önünüze geldiği zaman bir parça ekmek bandığınızda malzemenin altından yumurtanın sarısı dağılır. Gerçekten o an, insanı çok mutlu eden bir andır. Hâlâ nasıl bu kadar kıvamında pişirildiğini anlayabilmiş değilim.

Salçalı Tost: Bir diğer Gökhan Aperatif efsanesidir. İyi bir kavurma ve iyi peynir, ekmeğin arasında güzelce kızardıktan sonra üzerine salça ve en son olarak da üstüne gezdirilen zeytinyağı… İşte benim buradaki ritüelimdir.

Diğer: Peki başka neler mi var? Efsane bir Çanakkale balı. Evet evet Çanakkale balı, incir pekmezi, en iyisinden sofralık Gemlik zeytini, mürdüm eriği suyu…

Geleneksef Aperatif | Geleneksel dükkânları 4 masalıdır ve Karlıdağ Caddesi’nde bulunur. Lakin yeni şubeye gitmek isterseniz. İzmir Yolu 11. km Gıda Toptancılar Çarşısı Önü, Shell Benzin İstasyonu’nun içindedir.

KOZA HAN’DA KAHVE

Koza Han, hanlar bölgesinin en kalabalık ve en işlek halidir. Ulu Cami ile Orhan Cami arasında bulunan Koza Han, 1491’de II. Bayezid tarafından yapılmıştır. Eskiden ipekböceği kozalarının satışının yapıldığı bir yer olsa da şimdilerde bu geleneği devam ettirmek için ipek satan dükkânlarla çevrilidir. Burada kahve içmek bir Bursalı ritüelidir. Şadırvanın etrafını saran sandalyelerde yüzlerce yıllık çınar ağaçlarının altına, eski zamanlara gider gelirsiniz. Her ne kadar turistlik bir bölgede de bulunsa Bursa’nın gerçek yerli halkı da her zaman oradadır. Etrafınızdaki uğultuya aldırmadan hayaller dalar, eski payitaht Bursa günlerine zamanda yolculuk yaparsınız.

Koza Han | Tarihi Hanlar Bölgesi / Heykel / Bursa

KAYHAN ÇARŞISI

Bursa’nın en yerel lezzetleri buradır. Eskiden beri de Bursa için çarşı tipi yemek kültürünün başladığı noktadır. Bursa’da mutfak ikiye ayrılır; ev tipi yemekler ve çarşı tipi yemekler. İşte Kayhan Çarşı’da bu çarşı tipi yemeklerin geçmişten beri merkezidir. Cantık ve pideli köfte bu çarşının en önemli iki yemeğidir. Aslında bunlar biraz da halk tipi yemeklerdir. Bursalılar misafirlerini İskender kebapla ağırlar lakin kendi aileleri ile beraber pideli köfte yemeye gelir. İskender her dönemde biraz zengin işi yemektir. Bu çarşının en önemli iki dükkânı;

Pidecioğlu

153 yıllık bir dükkândır. Kebap pidesi ve Bursa’ya has bir çeşit pide olan cantık yapılır. Pazar sabahları ailecek bu fırına gelip cantık yemek de bir Bursalı ritüelidir.

Kebabçı İdris

80 yıllık pideli köftecidir. İşinin ehli ve en lezzetlisidir. İskender’i eder olarak biraz yüksek bulan halk ailesi ile beraber pideli köfteden 1.5 porsiyonu afiyetle yiyebilir. Yanında kuru üzüm şırası da bu 1.5 porsiyon kebabın hazmettiricisidir.

Bursa Kebabı

(İskender kebap olarak da bilinir) Pek meşhurdur, namı denizleri aşar, tarif yüzyıllar öteden gelir. Hakiki Bursa tereyağının kokusu sokakları kaplar, dışarıda sıra bekletir, ne olduğunu anlamadan da tabakta bitiverir. Çok iyileri vardır lakin esnaflık Bursa’da eski bir gelenektir. Ben Heykel’deki Hüseyin Usta’yı bulun derim. Çok bilinmez, popüler de değildir ama biz kıymetini biliriz. Dedim ya esnaflık zor iştir.

 

KOYUN BESİCİLİĞİNİN TARİHİ Previous Post
KADIN ELİ DEĞİNCE GÜZELLEŞİR HER ŞEY Next Post