MEVSİMLERDEN İSVEÇ

guzing-isvec-30

Kendi tanımını “yurttaşlarını beşikten mezara koruyan ülke” olarak yapan İskandinavya yarımadasındaki Avrupa ülkesi İsveç’te, doğaya karşı olan sevgi ve saygı yaşamın merkezi. 1910 yılında Avrupa’nın ilk milli parklarını kuran İsveç, “toplumsal erişilebilirlik hakkı kanunu” ile halka özel mülkte bile özgürce gezme, kamp yapma, mantar ve böğürtlen toplama izni vermiş. Bütün bunlar flora ve faunayı koruma, diğer insanların mülklerine özen gösterme gibi sorumlulukları da beraberinde getirmiş. Daha sonra bu bir kanundan çok gelenek ve göreneğin bir parçası olarak nesilden nesle aktarılmış, kabullenilmiş ve gelişmiş. Hal böyle olunca İsveçlilerin doğaya olan bağlılığı gündelik yaşama, göz alıcı bir sadelik ve yalınlık getiriyor…

Başkent Stockholm’den çıkıp güneye doğru yol boyunca göz alabildiğine çam ve ladin ağaçlarının çoğunlukta olduğu ormanlık arazilerin içindeki kıvrımlı yoldan ilerlerken “Ne güzel memleket!” diye düşünüp bir yandan da tertemiz havayı içinize dolduruyorsunuz. Yolunuza aniden çıkıp çevik hareketlerle karşı tarafındaki ormana giren ürkek Ren geyiklerini izleyip tekrar onları görme umuduyla yola devam ediyorsunuz. Sonra Falu kırmızısı ahşap evlerin bulunduğu sessiz sakin çiftliklere varıyorsunuz. Kışa hazırlanmış balyalar ve atlar sessizce takip ediyor geçip gidişinizi. Büyük göllerin etrafına kurulmuş kasabalar bir masaldan ilham almış gibi buralarda. Neredeyse her kasabada, her evin bahçesinde görebileceğiniz çeşit çeşit elma ağaçları sarı, kırmızı, yeşil, pembe meyveleriyle bahçelerin süsü olmuş.

Toplanmayı bekleyen o kadar çok elma var ki! Doğaya ve doğa sporlarına düşkün İsveçliler çoluk çocuk ormanlarda ve göllerde geçiriyorlar hafta sonlarını. Doğa bereketini karşılıksız sunarken, ormanlarda yürüyüş yapanlar eve dönünce reçele dönüşecek orman meyvelerini de toplamayı ihmal etmiyor. Doğanın eşsiz güzelliğini durgun sularının üzerinde taşıyan sayısız göllerin diyarı İsveç’te sonbahar; yaban kazlarını, göçmen kuşları, kuğuları, ördekleri, keklikleri bir arada görebileceğiniz güzellikte. Sabah saatlerinde kırağı düşmüş otların içinden çıkıp, gölün üzerine doğru kanat çırparken durgun sulara açılmış balıkçıları da selamlayarak sıcak diyarlara doğru yol alan göçmen kuşları, adeta zamanın ardında bıraktığı bir düş evi misali kuş gözlem kulelerinden uğurlama fırsatı buluyorsunuz. Doğa, beyaz örtüsünü üstüne çekmeden hemen önce İsveç’in muazzam göllerinde, bereketli ormanlarında olmak öyle büyüleyici ki sanki mutlu sonla biten bir masal gibi…

NEREDE GEZİLİR?

guzing-isvec-03

Örebro
Kentin içinden geçen Svartan Nehri’nin yanındaki 17.-18. yüzyıllardan kalma ahşap evlerin bulunduğu tarihi kasaba ve su kulesi “Svampen” ile masalsı bir kasaba…

guzing-isvec-20

Berg
Roxen gölünün kıyısında kurulmuş olan bu küçük kasaba, Göta Kanalı’nda “lock” adı verilen sistemle teknelerin yukarı, aşağı inip çıkmasını sağlayan havuzların en güzel görüldüğü yerlerden.

guzing-isvec-02

Vattern Gölü
Vattern, Vanern’den sonra İsveç’in ikinci, Avrupa’nın ise altıncı büyük gölü. Çevresinde çok sayıda yerleşim yeri olan Vattern cam gibi berrak suyuyla, aynı zamanda güney İsveç’in içme suyu kaynağı.

Ljungsbro
Göta kanalının geçtiği kasaba, pazar günleri kurulan şeker ve çikolata pazarıyla İsveçlilerin hafta sonu tatili için en çok tercih ettikleri yerlerden.

Roxen Gölü

Kungsbro ve Svartåmynningen doğal rezervleri bulunan gölün özellikle batı kesimleri kuş gözlemciliği için çok ideal. Çoğu gölde özel izne tabi olan balıkçılık Roxen Gölü’nde de aynı.

guzing-isvec-07

Göta Kanalı
İsveç’i boydan boya aşarak Vanern Gölü’nü Baltık Denizi’ne bağlayan yapay suyolunun büyük bölümü göllerden geçer ve Göteborg’dan Stockholm’e kadar uzanan bir ulaşım ağı oluşturur. Suyolunun ilk bölümü olarak 1800’de tamamlanan Trollhatte Kanalı, açık deniz teknelerinin Göteborg’dan Karlstad’a ve Vänern Gölü’ndeki öteki limanlara ulaşmasını sağlar. Asıl Göta Kanalı, Sjötorp’dan İsveç’in öbür büyük gölü olan Vattern kıyısındaki Viken’e, oradan da küçük bir Baltık girintisi olan Mem’e kadar uzanır. Lock adı verilen sistemle tekneler kanal içinde yavaş yavaş yükseltilir ve aynı metotla diğer tarafa doğru indirilir. Göteborg ile Stockholm arası kanal yoluyla 580 km, Baltık yoluyla 950 km’dir.

Granna
Vattern gölünün kıyısındaki kasaba, Gränna dağının eteklerinde yer alır. Dik sokakları, eski ahşap evleri ve “polkagris” denen kırmızı beyaz çubuk şekerleriyle gayet ilgi çekici…

Vadstena
Vattern gölünün kuzey doğu kıyısında kurulmuş olan kasaba 16. yüzyıldan günümüze kadar en iyi şekilde korunarak gelmiş Vadstena Kalesi, tarihi sokakları, ahşap evleri, manastırı ve Storgatan meydanındaki tarihi dükkânlarıyla büyüleyici.

Tiveden Milli Parkı
Tiveden Ormanı’nda bulunan milli parkta Ren geyiklerinden gri kurtlara kadar pek çok yabani hayvan görülebilir. Balık tutmak ve yürüyüş yapmak için de ideal…

guzing-isvec-27

Store Mosse Milli Parkı
Yaklaşık 100 km2 alanı kapsayan ve kuşlar için önemli bir alana sahip olan parkta diğer hayvanlar ve bitkiler için de benzersiz yaşam alanı mevcut. Kuş gözlemciliği ve 40 km’nin üzerinde yürüyüş parkurları olan parkta, yaz aylarında bataklıklarda rehberli yürüyüş turları da yapılmakta.

NE YENİR?

Balık, et ve patates İsveç mutfağında önemli bir yere sahip. Özellikle 16. yüzyılda Avrupa’ya gelen patates 18. yüzyılda, yani 200 yıl önce İsveç mutfağına girmiş ve çok önemli bir besin maddesi haline gelmiş. Bugün İsveç’te neredeyse patatessiz yemek yok denecek kadar az. İsveç’te ekmek en çok sabah kahvaltısında tüketiliyor. Ekmekler tamamen İsveç’e özgü kepekli, rafine edilmemiş undan yapılıyor. İsveç’in en meşhur ekmek çeşidi ise knackebröd denilen çıtır ekmek. Çok ince olan ekmeğin kurumasını sağlamak için, ekmek fırında iki kere pişiriliyor. Çok amaçlı buğday unu, tam buğday unu ve çavdar unu ile hazırlanan hamura şeker, kakao tozu, rezene ve kimyon katılmasıyla elde edilen tatlı siyah ekmek, İsveçlilerin özel kahvaltı ürünlerinden. İsveç geleneksel mutfağında yabani kızılcık reçeli (lingonberry) sos olarak tüketiliyor. Surströmming, ringa balığı turşusu ve Güney İsveç’te de yılanbalığı, yöresel yemeklerin başında geliyor. İsveç mutfağında önemli bir yere sahip olan kaldomar (lahana dolması) ve köttbullar (İsveç köftesi) Osmanlı mutfağından bir armağan. Ruslarla yaptığı bir savaş sırasında Osmanlılara sığınan İsveç Kralı, askerleriyle tam beş yıl Osmanlı topraklarında yaşamış. Bu süre içinde Türk yeme alışkanlığını edinen Kral, ülkesine döndükten sonra dolmayı ve köfteyi İsveç mutfağına kazandırmış.

guzing-isvec-05

Ringa Balığı Turşusu (Surströmming)
Kötü bir kokuya sahip olsa da oldukça lezzetli bu popüler balık yemeği, tüm tipik İsveç açık büfelerinin vazgeçilmezi. Kuzey ve Baltık denizindeki ringa balığı bolluğu sayesinde, Orta Çağ’dan beri turşulama yöntemini, balıkları çoğunlukla saklama ve nakliye etme amacıyla kullanmışlar. Ringa balığı turşusu; hardal, soğan, sarımsak ve dereotu gibi pek çok tatla da çeşnilendirilir ve genellikle haşlanmış patates, ekşi krema, doğranmış Frenk soğanı, ağızda keskin bir tat bırakan peynirler ve bazen de haşlanmış yumurtayla birlikte tüketilir.

 

guzing-isvec-15Yabani Kızılcık Reçeli (Lingonberry Jam)
Tıpkı ketçap ve hardal gibi, yabani kızılcık reçeli de köfte ve krepten, yulaf lapası ve kan sosisine (bloodpudding) pek çok yemeğin yanında sos olarak kullanılıyor. Herkese doğanın tadını çıkarma ve gezinme hakkı veren kamu erişimi hakkı (allemansratten) sayesinde, pek çok İsveçli küçüklüğünden itibaren yabani kızılcıkları toplayarak ve bu kırmızı, mayhoş tatlı meyvelerin reçelini yaparak büyümüştür.

 

 

guzing-isvec-06

Köttbullar (İsveç köftesi)
Osmanlı mutfağından İsveç mutfağına girmiş bu yemek bugün ülkenin her yerinde yanında patates ve kızılcık reçeliyle servis edilerek, eleneksel mutfağın vazgeçilmezi olmuş.

Räksmörgås (Karidesli Açık Sandviç)
İsveç’in açık sandviç stili 1400’lere, kıtır ekmek dilimlerinin tabak olarak kullanıldığı zamanlara dayanıyor. İsveç’te özellikle karides sandviçi (raksmörgas ya da rakmacka) bu soğuk ülkede besleyici olduğu kadar göz doyurucu da. Tepeleme haşlanmış yumurta, marul, domates ve salatalık dilimleriyle hazırlanan bu deniz ürünlü atıştırmalık, genellikle kremalı romsas- dereotu ve balık yumurtasıyla çırpılmış kremayla tatlandırılıyor.

Yılanbalığı
İsveç’in güney bölgesinde sevilerek tüketilen yılan balığı; tuzlu, konserve, kızarmış, füme ve çorba olarak birçok farklı biçimde yapılarak yeniyor.

guzing-isvec-04NEREDE YENİR?

Sonbahar demek güney İsveç’te birçok restoranın gelecek yaza kadar kapalı olması demek. O yüzden marketlerdeki sandviç reyonları bir hayli zengin. Eğer kasabaların dışına çıkacaksanız aç kalmamak için yanınıza sandviçlerinizi almakta fayda var.

Harry’s

Örebro şehrinde, Svartan Nehri’nin yanındaki restoran-pub, hem manzarası hem de leziz yemekleriyle oldukça iyi. Deniz mahsullü güveç ve domuz kaburgası denemeye değer.

Kristinas Restaurang & Pub

Trosa kasabasındaki restoran, geleneksel mutfağıyla yalnızca öğle yemeği servisi veriyor.

Kökeriet

Nynashamn sahil kasabasında, sonbaharda açık nadir restoranlardan biri olan deniz mahsulleri restoranı, tütsülenmiş somon tabağı ve kremalı balık güveciyle İsveç mutfağını sevdiriyor.

guzing-isvec-33

NEREDE KALINIR?

Roxtorp Bed & Breakfast

Roxenbaden’de, Roxen Gölü’nün hemen yakınında bulunan konuk evi bir aile işletmesi. Kendilerinin oturdukları Falu kırmızısı ahşap kır evinin hemen yanı başındaki konuk evi, gayet rahat ve samimi. Bahçesindeki elma ağaçlarından elma toplayıp, sabah orman içinden göl kıyısına yürüyüşe giderken Ren geyikleriyle karşılaşabilir, çevredeki atları sevebilirsiniz.

Country House

Stockholm’e 50 dakika uzaklıktaki iki kişilik çiftlik evi Airbnb’den kiralanabilir. Reklamcı genç bir çiftin evlerinin bahçesindeki bu küçük evde konaklamak çok keyifli. Bahçelerindeki kümesten sabah yumurtanızı alıp verandasında kahvaltınızı yapabilir, bahçedeki elmalardan toplayabilirsiniz.

 

MAYIS (EYYAM-I RÛZ-I HIZIR) KASIM (EYYAM-I RÛZ-I KASIM) Previous Post
MUTFAK& EDEBİYAT Next Post