Mutluluk, korku, heyecan, gurur…

banner_adnan

Değerli Okuyucular, Dergimizin ikinci sayısı elinizde. Açıkçası karışık duygular içindeyim; mutluluk, korku, heyecan, gurur… Emin olun hepsini aynı anda yaşıyorum. Belirli bir felsefe ve strateji ile adım attığımız bu çalışmada, mutfağa ilişkin tüm değerleri korumanın; kültürümüzü, kimliğimizi, varoluşumuzu ve geleceğimizi korumakla eş anlamlı olduğunu düşünüyorum. Mutfak Magazin ismi konuşulmaya başlandığında içini nasıl dolduracağımızla ilgili çok çaba sarf edildi. İçeriği çok konuşuldu, çok tartışıldı. Bu derginin, mutfağın bir bütün olarak korunması ve gelecek nesillere kültürümüzü aktarabilmesi için uygun bir zemin olduğunu düşünüyorum. Bu çerçeveden bakıldığında dergimizde; sorumluluklar ve paylaşım alışılagelmiş olduğu gibi tavandan tabana, klasik sistemler içinde değildir. Başarısı kanıtlanmış yazarlar ve dergiyi ete kemiğe büründüren, elle tutulur hale getiren tüm arkadaşlar birlikteliğinde, eşit paylaşım içerisindedir. Türkiye, 2000’li yılların başından itibaren mutfak alanında eksikliklerin giderilmesi, belirsizliklerin ortadan kaldırılması adına yeniden yapılanmanın kaçınılmazlığını daha fazla tartışmaya başlamıştır. Yaşananlar, ülkemizin dünyadaki son mutfak gelişmelerini içerecek biçimde, kendisini olması gereken boyutlara taşımasını geciktirmeyecektir. Dünyada turist sayısı 1 milyar kişiyi aşarken, bu turistlerin %88.2’si “Destinasyon tercihlerinde, yemek çok önemli” diyor. Böyle olunca dünyada, seyahatlerini lezzet duraklarına göre yapanların sayısı hızla artıyor. Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini ortaya koymayı hedefleyen TÜRSAB Gastronomi Turizmi Raporu: “Türkiye”ye gelen turistin yanı sıra, yurt dışına giden Türklerin yeme içme için yaptıkları harcamayı gözler önüne seriyor. Buna göre 2014 yılında Türkiye’ye gelen 41 milyon 415 bin turistin yaptığı toplam harcama 34.3 milyar dolar, kişi başına düşen harcama ise 828 dolar düzeyinde. Turistler 34.3 milyar doların 6 milyar 523 milyon dolarını yeme içmeye harcıyor. Bu da toplam harcamalar içinde %19’luk pay demek.

Yani gelen turistin cebinden çıkan paranın beşte biri yemeğe gidiyor. Bu da turist başına 157.5 dolarlık restoran faturası anlamına geliyor.” Bu çerçeveden bakarak, mutfak ve kültürlerine yönelik tartışılması gereken başlıkları belirleme yönündeki çalışmalarımız devam etmektedir. Mutfak Magazin içinde ve çevresinde yoğunlaşan herkesin, her kesimden, her yaş diliminden kişi ve grupların ortak beklentisi mutfak adına geleceği daha güçlü kılmaktır. Mutfak Magazin, “Türkiye Gasronomi Haritası” için uzmanlardan oluşan bir komisyon ile çalışmaya başladı bile. Üçüncü sayımızla birlikte yedi ayrı parça halinde sizlerin faydasına sunacağız. Yeme-içme festivalleri çerçevesinde LEZZETİST 2017 (Lezzet İstanbul) ülkemiz adına çok önemli bir boşluğu dolduracak. Yöresel lezzetlerin tespit ve arşiv çalışmaları için uzun süredir devam eden çalışmalar yine bölgeler halinde sizlerle olacak. Aşçılık okulları ve gastronomiye ağırlık veren yüksek öğretim kurumlarında dergimiz yazarları tarafından düzenlenecek “Lezzet Buluşmaları”na ise 2017’de start veriyoruz. Mutfak Magazin bir dergi olmaktan çok daha özel; çünkü hepimizin ortak aklını ve varlığını, sağlam topraklara basarak bulma çabası; doğduğu topraklarından kopmuş insanların, büyük kentlere bakışını sağlıklı kılacak yollardan biri, hızla ve acımasızca zorlanan toplumsal yaşamımızın mutfak adına dengesi; değerlerinden kopmadan, başkalarının yaşamını gölgelemeden, daha güçlü bir mutfak kültürü adına yarınlara umutla bakabilme gayreti. Şüphe yok ki her alanda olduğu gibi yazılı basın açısından da geçerli bir bakış açısıdır bu. Özetle, bilen ağızlardan çıkan doğru bilgiye dayanan tutarlı yaklaşımlar… Ülkemizde toprağın-suyun-havanın, gücünü yitirmeden güçlendirilmesi, mutfak bazlı kaliteli insan göçünün önlenmesi, yerel bazlı kırsal kalkınmanın anlamlı bir çizgiye ulaştırılması, tüm dünyadaki yerelin doğru anlaşılması ve mutfak adına gelişmenin, komplekslerden arınmış bir şekilde kendini bulmanın işareti. İnanıyorum ki doğru bilgi, birbirleriyle buluşarak hızla bütünleşerek Türkiye’nin mutfak adına sağlıklı gelişme haritasını oluşturacak, bunun onuru şüphesiz ki “doğruları erken bulanların” olacaktır. Sırası gelmişken; görüyorum ki bu tür çalışmaların tadı ürün ortaya çıktıktan sonra daha iyi anlaşılıyor. Olumlu dönüşler, yapıcı eleştirilerle ciddiye alındığınızı hissediyor, mutlu oluyorsunuz. Elbette bu arada sorumluluklarınız da artıyor. Daha iyisi olmalı diyorsunuz bir önceki hataları yapmamaya daha fazla gayret sarf ediyorsunuz, daha çok emek daha çok gayret. Çok şey var anlatacak, paylaşacak…

 

Dilerim önümüzdeki aylar ve yıllarda anlatacak daha çok şeyimiz olur.

FABIO BRAMBILLA'DAN TARİFLER Previous Post
KOYUN BESİCİLİĞİNİN TARİHİ Next Post