RAKI, ÇİKOLATA VE ÖTESİ

gamzeb-raki-02

O gece mutfaktan gece yarısına doğru çıktım. Eve giderken ellerim hala sızlıyordu; arabanın içinde ellerimden etrafa yayılan yoğun bir kakao kokusu vardı. Yanımdaki koltuğa buruşturup attığım önlüğümden de yayılıyor olabilir diye düşündüm. Sabrım tükenmişti; yorulmuştum ve dokunsalar ağlayacak noktadaydım ama neyse ki Ankara, İstanbul gibi değil. Ankara’da gece yarısı dışarda birilerini görmek çok mümkün olmaz.

Eve gelip sıcak bir duş aldım ve yorgunluktan sızlayan bacaklarımı yukarı kaldırarak uzandım.

Günlerdir aklımdan çıkmayan düşünce gelip tekrar aklıma yerleşti: Yeni bir tat! Hem bu topraklara ait hem de kakaonun doğduğu topraklarda kullanılan bir tat ve bu ortak tatla yapılacak bir çikolata… Katılacağım yarışmanın teması bunu gerektiriyordu ve ben haftalardır yaptığım araştırmalar ve denemeler sonucunda istediğim bir şey elde edememiştim.

Yarışmaya son 3 hafta… Ancak 1 hafta içinde yarışmada uygulanacak tüm tarifleri yarışma komitesine göndermem gerek ve ben hiçbir şey bulamıyorum. Hem Anadolu’da, Trakya’da kullanılan hem de Mayaların tükettiği bir tat ne olabilir?

Saçlarım ıslak, bacaklarım varis potansiyeliyle sızlarken elimdeki kitapta gözüme bir şey çarptı!

3 Hafta Sonra, Varşova, Yarışma Anı…

“Şimdi en iyi Batırma Çikolata* Ödülünü açıklayacağım.” dedi elindeki mikrofona Polonya’nın yemek programlarıyla ünlü şefi. Elindeki zarfı açtı. İçinden bir kâğıt çıkardı ve mikrofonu ağzına yaklaştırdı: “Raki Chocolate” Bir an içimden şunu geçirdim: “Raki değil, rakı.” Sonra kendime geldim. Sanırım sahneye çıkmam gerekiyordu çünkü anonsunu yaptıkları çikolata benim çikolatamdı. Polonyalı tekrarladı: “Raki Chocolate from Gamze Bas – Turkey!”

Bazen insanın basireti bağlanabilir. Bana o an olan şey de oydu sanırım. Sırt çantamdan, tariften arta kalan rakı şişesini hızlıca çıkardım. Yüzümde kocaman bir gülümsemeyle sahneye çıktım. Polonyalı’nın elinden mikrofonu aldım ve şişeyi göstererek şunu söyledim: “This is Rakı (ı’yı vurgulayarak) and it is beyond a simple drink.” **

Nereden Çıktı Bu Rakı?

O gece elimdeki kitapta gözüme çarpan şey “anason”du. Meğer bizim Mayalarla ortak bir özelliğimiz varmış. Geçmişi 12bin yıl öncesine dayanan Maya medeniyetinden bugünkü Meksika’ya kadar uzanan alışkanlığa göre, yerel halk “rahatlamak, güç ve bilgelik kazanmak için” içeceklerinde anason kullanırmış. Öyle ki Mayalardan geriye, anasondan yaptıkları likörü tanrılara hediye ettiklerini gösteren duvar çizimleri ve süslemeler kalmış.

“Peki Mayalar için bu kadar değerli olan bir bitki ve içecek, bizim topraklarda yaşayan insanlar için de bu kadar anlamlıysa neden ortaya ortak bir tat çıkmasın?” diye düşündüm. Ertesi sabah ilk iş mutfağa girip farklı rakılarla farklı ganajlar hazırlamak oldu. Anasonu bol olan rakı, şekeri fazla olan rakı, içimi kolay olan rakı, yeni mahsül, 3 distile, kara, yeşil, altın… Derken ortaya harika bir lezzet ve iki katlı bir çikolata çıktı. Çikolatanın üst katmanında rakıyla yapılmış beyaz çikolatalı ganaj ve alt katmanında badem ve kuru kayısılı pralin vardı. Çikolatanın iç dolgusu %80 kakao oranına sahip ve orijini Meksika yöresi olan, buruk ve topraksı tada sahip bitter çikolata ile kaplandı. Ortaya çıkan tat Dünya Çikolata Ustaları Yarışması’nda Türkiye’ye “en iyi batırma çikolata” ödülünü kazandırdı. Ödül, bu konuda uluslararası alanda Türkiye’nin aldığı ilk ödül oldu.

Polonyalıya bakıp: “Rakı basit bir içkiden çok öte.” deyiverdim. Sonra da açıkladım. Normalde içki insanı sarhoş eder. Ancak rakı insanı ayıltır; hayata karşı ayıltır.

Bilmem Polonyalı ne kadarını anladı. Ancak yarışma ertesinde yapılan kutlama yemeğinde, yanımdaki o şişeden bir tek attıktan sonra “raki” yerine “rakı” demeye başladı.

*Çikolata yapım tekniği: Hazırlanan iç dolgu, temperlenmiş çikolataya batırılarak çikolatayla kaplanır. **Basit bir içkinin ötesindedir.

Ocaklarını Sokakta Yakanlar I SOKAK KÖFTESİ Previous Post
ROLLER COASTER Next Post