Haberler

Süryani Taş Konaklarından Yayılan Mahlep ve Baharat Harmanı

Mardin’in çok dilli ve kadim sokaklarında pişen geleneksel Süryani çöreği, mahlep, tarçın, rezene ve anasonun taş fırın ateşiyle buluştuğu eşsiz bir kültür mirasıdır.

Published

on

Mezopotamya ovasına tepeden bakan sarı kalker taşından konakları, daracık tonozlu abbara geçitleri ve binlerce yıllık bir arada yaşama kültürüyle Mardin, gastronomi haritasında çok az coğrafyaya nasip olan büyüleyici bir aromatik zenginliğe sahiptir. Bu kadim kentin en karakteristik fırıncılık miraslarından biri olan Mardin Süryani Çöreği (Kliçe), yüzyıllardır Süryani ustaların mahlep, rezene, tarçın, karanfil, muskat ve anason gibi kadim baharatları tereyağı ve unla yoğurarak taş fırınlarda pişirdiği büyüleyici bir koku ve lezzet ritüelidir.

Doğu Hristiyanlığı geleneğinde Paskalya, Noel, düğün ve anma günlerinin vazgeçilmez simgesi olan bu çörek, zamanla Mardin’in ortak damak tadı haline gelmiş; Müslüman, Süryani, Ermeni ve Arap komşuların birbirine ikram ettiği, bayram sabahlarında kapı kapı dağıtılan bir dayanışma, barış ve komşuluk ekmeğine dönüşmüştür.

Yedi Baharatın Aromatik Dengesi ve Mahlebin Gücü

Süryani çöreğini sıradan pastane kurabiyelerinden veya klasik mayalı çöreklerden ayıran en belirleyici unsur, hamuruna giren baharatların zenginliği ve bunların birbiriyle kurduğu kusursuz kimyasal dengedir. Çöreğin omurgasını, yabani idris ağacının (Prunus mahaleb) çekirdeklerinden elde edilen ve havanda taze dövüldüğünde yoğun bademsi, hafif çiçeksi ve odunsu bir koku yayan mahlep oluşturur.

Mahlebin bu keskin ve baskın aroması; sindirimi kolaylaştırıcı ve ferahlatıcı etkisiyle bilinen rezene (yerel adıyla mayana), anason tohumları, taze tarçın, karanfil taneleri, muskat rendesi ve taze dövülmüş zencefille dengelenir. Bu baharatlar sadece lezzet vermekle kalmaz; içerdikleri uçucu eterik yağlar, polifenoller ve doğal antioksidan bileşikler sayesinde çöreğin hiçbir kimyasal koruyucuya ihtiyaç duymadan haftalarca bayatlamadan, kurumadan ve küflenmeden doğal şekilde korunmasını sağlar.

Taş Fırın ve Ahşap Kalıpların Zanaatı

Geleneksel bir Süryani çöreğinin yapımı, tereyağı veya sadeyağın (revgan) ılık süt ve ekşi mayayla buluşmasıyla başlar. Baharatlarla harmanlanan sert, sıkı ve özlü hamur, uzun süre taş mermer tezgahta yoğrulduktan sonra dinlendirilir. Dinlenen hamur ustaların elinde iki geleneksel formda şekillenir: Ya zarif burgular halinde örülür ya da kliçe kalıbı adı verilen armut veya şimşir ağacından oyulmuş özel motifli ahşap mühürlerle üzerine hayat ağacı, güneş ve geometrik semboller basılır.

Üzerine sürülen taze yumurta sarısı ve cömertçe serpilen kavrulmuş susam-çörekotu tanelerinin ardından çörekler, meşe odunuyla yakılan tarihi taş fırınlara sürülür. Taş fırının tabanından gelen dengeli ve kuru ısı, çöreğin dış kabuğunu altın sarısı ve gevrek yaparken, içerisindeki baharat yağlarının buharlaşarak hamurun her mikroskobik gözeneklerine sinmesini sağlar.

Bayatlamayan Kültürel Bellek ve Sunum Geleneği

Süryani çöreğinin bir diğer hayranlık uyandırıcı özelliği, fırından çıktığı andan itibaren gün geçtikçe lezzetinin daha da derinleşmesidir. Fırından ilk çıktığında ılık ve yarı yumuşak olan çörek, birkaç gün dinlendirildiğinde gevrek ve kıtır bir doku kazanır; baharatların aromatik yağları hamurun dokusuna tamamen yerleşerek çok daha zengin bir tat profili sunar. Taş konakların serin kilerlerinde veya keten bez torbalarda saklandığında bir aya kadar tazeliğini ve lezzetini muhafaza eder.

Geleneksel Mardin evlerinde bu çörek, Süryani kahvesi (çifte kavrulmuş kakuleli kahve) veya kaçak çay eşliğinde ikram edilir. Bugün Mardin çarşılarında sabahın erken saatlerinde fırınların bacalarından yükselen o baş döndürücü mahlep ve rezene kokusu, bir kentin bin yıllık çok kültürlü belleğinin her sabah yeniden yoğrulup fırına verildiğinin en somut kanıtıdır.

Mardin Süryani Çöreği Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Süryani çöreğinde hangi baharatlar kullanılır?

Geleneksel tarifin kalbinde mahlep yer alır. Buna rezene (mayana), anason, tarçın, karanfil, zencefil ve muskat eşlik eder.

Çörek neden uzun süre bayatlamaz?

İçeriğindeki zengin baharatların doğal antioksidan ve koruyucu özellikleri ile taş fırında nemi dengeli biçimde buharlaştırılan sert hamur yapısı, çöreğin 3-4 hafta boyunca bayatlamadan kalmasını sağlar.

Süryani çöreği tatlı mıdır tuzlu mudur?

Süryani çöreği aşırı şekerli bir tatlı değildir; mahlep, rezene ve hafif şeker dokunuşuyla tatlı ile tuzlu arasında dengeli, aromatik ve çay-kahve yanına çok yakışan nefis bir atıştırmalıktır.

Tüm hakları saklıdır © 2019 Mutfak Magazin