Fransız sömürge döneminin bagetini Saygon kaldırımlarında pirinç unuyla havalandırıp acı biber ve taze kişnişle bir sokak efsanesine dönüştüren Banh Mi.
Güneydoğu yaylalarında dikenli kenger köklerinden sızıp kızgın taşlar üzerinde donan acımsı sütün aylarca çiğnenen sert bir sakıza dönüşme serüveni.
Sıvı bir yumurta akının mekanik çırpma darbeleriyle havayı hapsedip devasa bir köpük mimarisine dönüşmesinin arkasındaki protein biyokimyası.
Sivas Divriği düğünlerinde bakır tepsilerde kat kat pişirilip sofranın ortasına ters çevrilerek sunulan kuzu etli ve bademli şölen pilavının hikayesi.
Birbirine asla karışmayan iki sıvının mutfakta ipeksi bir sosa dönüşme fiziği ve Akdeniz limanlarından Fransız saraylarına uzanan mayonezin lezzet serüveni.
Uludağ eteklerinden toplanan kestanelerin kırılmadan bütün kalabilmesi için tülbentlere tek tek sarılarak günlerce ağır şerbette demlendirilme hikayesi.
İkinci Dünya Savaşı sonrasının yıkıntılarından doğup Soğuk Savaş boyunca kentin iki yakasını aynı sokak lezzetinde buluşturan Berlin klasiği Currywurst’ün toplumsal hafızası.