Haberler

Artvin Dağ Köylerinde Ihlamur Ağacından Teknelerde Yoğrulan Ekşi Mayalı Ekmekler

Artvin’in yüksek rakımlı Şavşat köylerinde nesillerdir korunan ekşi mayayla, tek parça ıhlamur teknelerinde yoğrulup taş fırınlarda pişen geleneksel köy ekmeğinin öyküsü.

Published

on

Doğu Karadeniz’in en sarp, en yeşil ve iklim koşulları en sert coğrafyalarından biri olan Artvin’de, sisli vadilerin ve dik yamaçların arasına kurulmuş Şavşat köyleri, kış aylarında kar kalınlığının yer yer iki metreyi aştığı, dış dünyayla kara yolu bağlantısının günlerce kesilebildiği zorlu bir dağ ekosistemine sahiptir. Bu yüksek rakımlı dağ köylerinde yaşayan insanların yüzyıllardır geliştirdiği beslenme düzeni, doğanın sunduğu sınırlı kaynakları en akılcı şekilde işleme, tahılların besin değerini kaybetmeden koruma ve uzun kış ayları boyunca bozulmadan saklama bilgisine dayanır. Şavşat evlerinin kalbinde yer alan taş fırınlarda pişen ekşi mayalı köy ekmekleri, yalnızca günlük sofranın temel bir karbonhidrat katığı değil; koca bir kışı tok, sağlıklı, dirençli ve güvende geçirmeyi sağlayan en temel yaşam desteğidir.

Ihlamur Ağacının Doğal Isı Yalıtımı ve Hamur Teknesi

Köy ekmeğinin hazırlanışındaki en ayırt edici ve hayati ayrıntılardan biri, hamurun yoğrulduğu teknenin (bölgedeki adıyla tekne veya tekine) yapıldığı ağacın botanik türüdür. Şavşat köylüleri, hamur yoğurma kaplarını bölgenin yaşlı ıhlamur ağaçlarının kalın gövdesinden tek parça halinde, baltalar ve özel oyma bıçaklarıyla oyup pürüzsüzleştirerek üretir. Ihlamur ağacının gözenekli, lifli ve yumuşak dokusu, ortamın dondurucu soğuk havasını içeri geçirmeyen doğal bir ısı kalkanı işlevi görür.

Yüksek rakımlı yayla köylerinde kış aylarında oda sıcaklığı sıfırın altına kadar düşebilirken, ıhlamur teknesi içine dökülen ılık suyun ve mayalanan hamurun sıcaklığını saatlerce muhafaza eder. Bu özellik, hamurdaki ekşi maya mantarlarının ve laktik asit bakterilerinin soğuk şoku yaşamadan, ideal üreme sıcaklığında (24–28°C) dengeli, istikrarlı ve yavaş bir fermantasyon sürecini tamamlamasını sağlar. Ihlamur ağacı aynı zamanda kokusuz ve reçinesiz yapısıyla hamura hiçbir yabancı koku, reçine tadı veya acılık geçirmez. Teknenin ahşap gözeneklerinde yaşayan yerleşik mikroflora, her yeni yoğurulan hamura adeta doğal bir aşı gibi karışarak ekmeğin lezzet karakterini zenginleştirir.

Teknenin bakımı da geleneksel bir disiplin gerektirir; hamur teknesi asla kimyasal deterjanlarla veya bol suyla yıkanmaz. Ekmek yapımı bittikten sonra tekne içinde kalan hamur artıkları tahta spatulalarla kazınır, içi kuru ve temiz bir bezle silinerek bir sonraki yoğurma gününe kadar kuru bir örtü altında dinlendirilir. Bu sayede ahşabın doğal florası canlılığını nesiller boyu korur ve her hamura kök tadını aktarır.

Nesilden Nesile Aktarılan Ana Maya ve Yerel Buğday Çeşitleri

Şavşat ekmeğinin mayası, köylerde “ana maya” veya “hamur başı” olarak adlandırılır. Her ekmek yapımından sonra bir sonraki pişirim için hamurdan bir yumruk büyüklüğünde parça ayrılır, yerel unla beslenerek serin kilerlerde bez torbalarda saklanır. Onlarca yıl boyunca havadan, tahıldan, yayla suyundan ve yoğuran ellerden toplanan zengin yabani maya florası, ekmeğe hafif nemli, gözenekli bir iç doku ve dengeli bir meyvemsi asidite kazandırır.

Ekmeğin ununda ise endüstriyel beyaz un yerine, bölgenin dik yamaçlarında ekilen yerel sarı buğday, kavuzlu kızıl buğday ve bir miktar çavdar unu harmanlanır. Su değirmenlerinde kepeği ve rüşeymi ayrılmadan tam tane olarak öğütülen bu unlar, ekmeğin mineral, lif ve B vitamini değerini en üst seviyeye taşır. Hamurun yoğrulması da büyük bir fiziksel güç ve sabır ister; tekne içinde katlanarak yarım saatten fazla yoğrulan hamur, gluten ağını tamamen geliştirir. Bu uzun yoğurma işlemi, tam buğday ununun sert kepek parçacıklarının gluten iplikçiklerini kesmesini engeller ve hamurun elastikiyetini artırır.

Hamur hazırlandıktan sonra üzerine un serpilip kalın yün örtülerle sarılır. Yaklaşık 4 ila 6 saat süren ilk mayalanmanın ardından hamur, her biri 2 ila 3 kilogram ağırlığında büyük somunlar halinde bezelere ayrılır ve ikinci mayalanma için tahta tahtalar üzerine dizilmiş keten bezlerin arasına yerleştirilir. Köy kadınlarının imece usulüyle yürüttüğü bu süreçte her evin ekmeği topluca pişirilir.

Taş Fırınların Köz Isısı ve Uzun Ömürlü Kabuk Yapısı

Köy meydanlarında veya evlerin bahçelerinde bulunan kubbe biçimli taş fırınlar, meşe ve gürgen odunlarıyla saatlerce yakılarak fırın taşının ısıyı içine çekmesi sağlanır. Alevler dindikten sonra közler fırının kenarlarına süpürülür ve taban taşı nemli çam dallarıyla temizlenir. Devasa somunlar fırına sürüldüğünde, taşın depoladığı yoğun taban ısısı hamuru hızla kabartırken, fırın içindeki kuru hava ekmeğin üzerinde kalın, sert ve çıtır bir kabuk oluşturur.

Bu kalın kabuk yapısı, ekmeğin içindeki nemi bir zırh gibi hapsederek somunların serin kilerlerde 20 ila 30 gün boyunca küflenmeden ve kurumadan taze kalmasını mümkün kılar. Karadeniz köylüsü için bu ekmek, kış sofralarında tereyağı, tulum peyniri, bal ve sıcak kuru fasulye yemeklerinin en kadim tamamlayıcısıdır. Dilimlendiğinde dağılmayan tok yapısı, çorba sularına batırıldığında hemen erimeyen dayanıklılığıyla dağ yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır.

Eski zamanlarda yaylaya göç eden çobanlar, yanlarına aldıkları kurutulmuş et ve bu kalın kabuklu Şavşat ekmekleriyle haftalarca yayla evlerinde erzak sıkıntısı çekmeden yaşayabilirdi. Ekmeğin bayatlamaya yüz tuttuğu son günlerinde ise dilimlenip fırınlanarak peksimet haline getirilir veya sütle ıslatılarak köy kahvaltılarında değerlendirilirdi.

Sıkça Sorulan Sorular

Şavşat ekşi mayalı ekmeği ne kadar süre saklanabilir?

Kalın kabuk yapısı, tam tahıl unu ve ekşi mayanın sağladığı doğal asidik koruma sayesinde serin ve havadar bir ortamda, keten bez torbalar içinde 3 ila 4 hafta boyunca bayatlamadan ve küflenmeden saklanabilir.

Hamur teknesi için neden özellikle ıhlamur ağacı tercih edilir?

Ihlamur ağacı kokusuzdur, reçine salgılamaz, hafif ve dayanıklıdır. En önemli özelliği ise ortam soğuk olsa bile hamurun mayalanma ısısını koruyan yüksek bir doğal ısı yalıtımına sahip olmasıdır.

Bu ekmeklerde hangi un karışımları kullanılır?

Geleneksel olarak bölgede yetişen yerel sarı buğday, kavuzlu kızıl buğday ve az miktarda çavdar unu taş değirmenlerde kepeği ayrılmadan tam tane olarak öğütülerek harmanlanır.

Ev fırınlarında bu ekmek dokusu nasıl yakalanır?

Evde taş fırın etkisini yakalamak için fırın taşı veya döküm demir tencere kullanılmalı, pişirmenin ilk 20 dakikasında fırın içine kaynar su kabı konularak yoğun buhar desteği sağlanmalıdır.

Ekşi mayanın ekmeğin sindirilebilirliğine katkısı nedir?

Uzun süreli ekşi maya fermantasyonu, buğdaydaki fitik asidi parçalayarak minerallerin emilimini kolaylaştırır ve gluten proteinlerini önceden sindirilebilir küçük peptitlere bölerek mideyi yormayan hafif bir yapı oluşturur.

Şavşat ekmeği fırından çıkar çıkmaz neden hemen kesilmez?

Büyük somunların içindeki nem dengesinin oturması ve hamurlaşmanın önlenmesi için ekmeklerin fırından çıktıktan sonra en az 8–12 saat boyunca temiz keten örtüler üzerinde dinlendirilmesi gerekir.

Tüm hakları saklıdır © 2019 Mutfak Magazin