Genel
Paranın Satın Alabileceği En Pahalı Lezzetler
Yayınlanma zamanı
7 sene önce-
Yazar:
Mutfak Magazin
Farklı bir lezzet için ne kadar ödeyebilirsiniz? Sınırınız nedir? Mesela bir simit ya da bir bardak su için binlerce lirayı gözden çıkarabilir misiniz? Dünyanın en pahalı lezzetlerini tatmasak da şöyle bir bir göz attık.
KAHVE | Kedi dışkısından çıkmış fincanı 30 dolarlık kahve…
Kopi Luwak kahvesi, Asya kökenli misk kedisinin dışkısından toplanmış kahve çekirdeklerinden yapılıyor. Düşüncesi hoş olmasa da misk kedileri en olgun kahve meyvelerini yediği için onun dışkısından çıkan çekirdeklerin en kaliteli olduğuna inanılıyor. Bu kahve Endonezya kaynaklı olmakla birlikte artık dünya çapında tanınıp içiliyor.

ERİŞTE | 110 dolarlık muhteşem erişte…
Tokyo’daki Fujimaki Gekijyo restoranında hazırlanan bu erişte 20 çeşit malzeme içeriyor. Üstelik 25 yıllık bir tecrübenin süzülmüş hali.
SANDVİÇ | Kaşarlı, bıldırcın yumurtalı ve altınlı 190 dolarlık sandviç…
İlk kez 2011’de İngiltere’nin Somerset bölgesinde bir peynir festivalinde sergilenen dünyanın en pahalı sandviçinde, kaşar, altın yaprak, yer mantarı, bıldırcın yumurtası ve mayonez bir araya geliyor. Dünyanın en pahalı üç katlı sandviçini yapan şef ise Martin Blunos.

KEK | 1000 dolara Sultan Keki
İstanbul’da Çırağan Sarayı Kempinski Oteli’nde sipariş üzerine yapılan ve üzerine 24 ayar altın serpilen “Sultan’ın Altın Keki”nin fiyatı 1000 dolar. Tadı mı? Tabii ki nefis.
SİMİT | Beyaz yer mantarlı 1000 dolarlık simit…
Yer mantarı dilimleri üzerinde altın yapraklar kullanılan bu Manhattan simidi 2007’de bir otel şefi tarafından yapılmış. Simidin içine konulan kilosu 20 bin doları bulan yer mantarı dünyanın en pahalı malzemelerinden biri.
PİZZA | Istakozlu havyarlı pizza 1000 dolar…
New York’un ünlü pizzacısı Ninos Bellisima, midesine düşkün cüzdanı kabarık müşterilerine 1.000 dolar karşılığında havyar ve ıstakozlu pizza yeme şansını veriyor.

KEBAP | Dünyanın en pahalı kebabı tam 1100 dolar…
Önder Şahan isimli Türk’ün İngiltere’deki restoranında pişirdiği şiş kebaptan bir porsiyon yemek için tam 1100 dolar yani yaklaşık 4 bin lira ödemeniz gerekiyor.
Londra’nın en ünlü kebapçılarından biri olan Önder Şahan, şiş kebap için istediği 4 bin liranın fazla olmadığı görüşünde. Şahan kebabını, Wagyu etinden, en iyi sebzeleri ve 10 cl’si 450 dolara satılan 25 yıllık bir sirkeyi kullanarak hazırladığını söylüyor.
EV YEMEĞİ | 1780 dolarlık ev yemeği…
Lancashire’daki bir restoran dünyanın en pahalı malzemelerini kullanarak bir yemek hazırladı. Bu yemeğin içinde 940 dolarlık Wagyu bifteği, 3840 dolarlık Çin matsutaki mantarı, sosunda ise 1982 yapımı bir Fransız şarabı kullanılıyor.

BALIK |1.980 dolarlık somon ruloları…
Filipinli ünlü şef Angelito Araneta somon balığı dilimleriyle yaptığı bu suşinin üzerine 12 Palawan incisi ve 0.2 karatlık elmas yerleştiriyor. Yemekte ayrıca denizhıyarı, safran ve 10’dan fazla ülkede yasaklanan kaz ciğeri ezmesi de kullanılıyor.
FAST FOOD | 5000 Dolarlık fast food…
Las Vegas’taki Fleur Burger adlı restoranda özel bir şarapla sunulan kobe bifteğinden yapılan burgerin fiyatı dudak uçuklatıyor.
TATLI | 26.000 dolarlık İtalyan tatlısı…
Jasper Mirabile 2011’de dünyanın en pahalı altın kaplama cannolini tatlısını yaptı. Bugün fiyatı 50 dolara inen bu tatlı, birkaç yıl önce yanında elmas bir kolye ve özel marka şampanya ile birlikte 26.000 dolara satılmıştı.
SU | Buzullardan gelen 60.000 dolarlık su…
Bir litre suya iki lira ödemek pahalı geliyorsa, bir servet ödemek zorunda kalsanız ne olurdu? Paolo di Verachi Fransa ve Fiji Adaları’ndan kaynak suyu ile İzlanda’dan buzul sularını karıştırdığı bu şişeye 5 mg altın tozu da eklemiş. Tasarımını yine Verachi’nin yaptığı şişe ise 24 ayar altından yapılmış ve İtalyan sanatçı Amedeo Modigliani’nin bir heykelinden esinlenmiş. Guinness Dünya Rekoruna sahip olan şişenin kopyaları bile internetten 3.600 dolara kadar alıcı buluyor.

HAMBURGER | Teknolojik burger! Hem de tam 332.000 dolara…
Hollanda’nın Maastrciht Üniversitesi’nden Profesör Mark Post, bu burgerin etini laboratuvarda kök hücrelerden yapmış. 2013’te çevresel bakımdan sürdürülebilir gıda üretimi projesi kapsamında bir araştırmaya yönelik olarak üretilen bu burgerin maliyeti 332 bin dolar. Ancak satılık değil. Burgeri tadanlar, inek etine yakın, ama daha kuru olduğunu söylüyor.
Bu yazılar ilginizi çekebilir
Genel
2026’nın Öne Çıkan Gastronomi Kitapları
Gastronomi dünyasında yemek kitapları artık sadece reçetelerden ibaret değil. 2026’nın anı, tarih ve teknik harmanlı en iyi 6 yemek kitabı önerisiyle mutfak kütüphanenizi zenginleştirin.
Published
1 gün agoon
23 Mart 2026By
lezzet
Eskiden bir yemek kitabını elinize aldığınızda beklentiniz oldukça basitti: İçindekiler kısmı, malzeme listeleri, adım adım yapılış aşamaları ve eğer şanslıysanız ortadaki parlak sayfalarda yer alan birkaç stüdyo fotoğrafı. Ancak gastronomi dünyasının geçirdiği büyük evrim, yemek kitaplarının formatını da kökünden değiştirdi. Artık bir yemek kitabı okumak, sadece fırın tepsisine ne koyacağınızı öğrenmek değil; o yemeğin arkasındaki kültürü, şefin çocukluk anılarını, bir coğrafyanın tarihini ve mutfak kimyasının sırlarını keşfetmek anlamına geliyor. 2026 yılı itibarıyla yayıncılık dünyasında açıkça görülen trend tam da bu: Yemek kitabı sadece tarif değil, hikayedir.
Dünyada ve Türkiye’de Değişen Yemek Kitabı Trendleri
Son yıllarda dünya genelindeki yemek kitabı yayıncılığında üç ana akım öne çıkıyor. Birincisi, anı ve tarifin iç içe geçtiği (memoir-cookbook) formatlar. Şefler veya yemek yazarları, reçeteleri salt birer formül olarak vermek yerine, o yemeği ilk kez nerede tattıklarını, anneannelerinin mutfağındaki kokuları, o malzemenin yetiştiği toprağın hikayesini anlatarak başlıyorlar. Okuyucu, yemeği yapmadan önce onun ruhunu sindiriyor. İkincisi, mutfak tarihi ve antropolojisi üzerine yazılan, derin araştırmalara dayanan ancak popüler bir dille kaleme alınmış eserler. Özellikle Fransız mutfak tarihi, Orta Doğu’nun baharat yolları veya göçmen mutfaklarının evrimi gibi konular çok revaçta. Üçüncüsü ise teknik ve bilimsel yemek kitapları. Neden etin mühürlenmesi gerektiğinden, fermantasyonun kimyasına kadar mutfağın matematiğini anlatan, okuyucuyu bir uygulayıcıdan ziyade bir mutfak mühendisine dönüştüren kitaplar.
Türkiye’de ise gastronomi okur kitlesi hiç olmadığı kadar büyüyor ve derinleşiyor. Artık sadece “Pratik Akşam Yemekleri” değil, “Anadolu’nun Kayıp Peynirleri” veya “Osmanlı Saray Mutfağında Deniz Ürünleri” gibi niş konular büyük ilgi görüyor. Evde ekşi mayalı ekmek yapan, kendi kombuchasını kuran, nitelikli kahve demleyen yeni nesil okuyucu, mutfağın felsefesini de merak ediyor. Yayıncılar da bu talebi görerek hem çok nitelikli çevirileri dilimize kazandırıyor hem de yerel yazarların derinlikli eserlerine daha fazla yer veriyor.
Eğer siz de mutfağınızı sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda bir okuma ve keşif köşesi olarak görüyorsanız, işte 2026 yılında kütüphanenize mutlaka eklemeniz gereken, hikayesiyle doyuran 6 öne çıkan gastronomi kitabı:
1. Kökler ve Toprak: Anadolu’nun Unutulmuş Reçeteleri
Türkiye’nin yerel malzeme envanterini çıkarmakla kalmayıp, bu malzemelerin arkasındaki insan hikayelerini de anlatan muazzam bir çalışma. Yazar, Ege’nin zeytinliklerinden Doğu Anadolu’nun yüksek yaylalarına kadar uzanan bir yolculuğa çıkıyor. Kitapta sadece tarifler yok; o tarifi nesilden nesile aktaran kadınların portreleri, yerel tohumların nasıl korunduğu ve mevsimselliğin önemi var. Okurken burnunuza kekik ve is kokusu gelecek.
2. Tereyağı, Ateş ve Zaman: Fransız Mutfağının Gerçek Tarihi
Fransız mutfağı denildiğinde akla gelen o kusursuz, beyaz masa örtülü fine-dining imajının arkasındaki köylü kökenlerini anlatan muhteşem bir çeviri eseri. Kitap, sosların nasıl ortaya çıktığını, baget ekmeğinin Fransız Devrimi ile ilgisini ve Michelin sisteminin aslında nasıl bir otomobil lastiği pazarlama stratejisi olarak başlayıp dünya gastronomisini şekillendirdiğini anlatıyor. İçindeki klasik Fransız reçeteleri ise hikayenin lezzetli bir bonusu.
3. Tuz, Asit, Yağ, Isı: Ustalığın Formülü (Genişletilmiş 2026 Baskısı)
Samin Nosrat’ın artık bir modern klasiğe dönüşen bu eseri, mutfağın temel dört elementini anlatıyor. Ancak bu yeni baskısında, dünya mutfaklarından daha fazla örnek ve ev aşçıları için geliştirilmiş yeni tablolar yer alıyor. Bu kitap size bir tarif vermiyor; size tarifsiz yemek yapmanın, malzemenin dilinden anlamanın ve dengeli bir lezzet profili yaratmanın matematiğini öğretiyor. Mutfağa adım atan herkesin ilk okuması gereken kitaplardan biri.
4. Bir Şefin Günlüğü: Ateşle Oynamak
Son yılların yükselen trendi “anı-reçete” formatının en iyi örneklerinden. Genç bir şefin, zorlu mutfak koşullarında nasıl hayatta kaldığını, Michelin yıldızlı restoranların kapalı kapıları ardındaki stresi ve kendi mutfak kimliğini bulma sürecini roman tadında okuyorsunuz. Bölüm sonlarında ise o döneme damgasını vuran, hikayenin içinden çekip çıkarılmış imza reçeteler yer alıyor. Gastronomi dünyasının kulislerini merak edenler için birebir.
5. Fermantasyonun Büyüsü: Mikrobiyom ve Mutfak
Sağlıklı beslenme ve bağırsak mikrobiyomu ilişkisinin mutfaktaki yansıması olan fermantasyon, bu kitapla bilimsel ama anlaşılır bir dile kavuşuyor. Turşu kurmaktan kimchi yapımına, kefir mayalamaktan miso üretimine kadar evde uygulanabilecek onlarca teknik, mikrobiyolojik arka planıyla birlikte anlatılıyor. Artık mutfağınızda görünmez yardımcılarınız olan bakterilerle nasıl işbirliği yapacağınızı öğreneceksiniz.
6. İstanbul’un Sokak Lezzetleri Hafızası
Son olarak, şehrin hızlı dönüşümüne direnerek ayakta kalmaya çalışan sokak lezzetlerinin haritasını çıkaran bir kent kültürü kitabı. Balık ekmekten nohutlu pilava, halka tatlıdan seyyar kokoreç arabalarına kadar İstanbul’un sokak gastronomisinin hem tarihsel arka planını hem de bugün nerede en iyisini bulabileceğinizi anlatıyor. Evde denemek isteyenler için ustalarından koparılmış özel tarif sırları da cabası.
Yemek yapmak, tarife harfiyen uymak değil, o yemeğin ruhunu anlamaktır. Bu kitaplar, mutfağa bakış açınızı değiştirecek ve yemek pişirmeyi mekanik bir işten çıkarıp entelektüel ve duygusal bir eyleme dönüştürecek. İyi okumalar ve afiyet olsun.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Gastronomi kitapları sadece profesyoneller için midir?
Kesinlikle hayır. Günümüzde gastronomi yayıncılığı, ev aşçılarını, yeme-içme kültürü meraklılarını ve mutfak tarihiyle ilgilenen genel okuyucuyu hedefleyen, son derece anlaşılır ve edebi bir dille yazılan eserler üretmektedir. Birçok kitap hiçbir mutfak tecrübesi olmayanlara bile hitap eder.
Yemek kitabı okumak mutfak becerimi nasıl geliştirir?
Sadece reçete değil, teknik ve mutfak kimyası anlatan kitaplar, bir yemeğin “nasıl” yapıldığından ziyade “neden” öyle yapıldığını açıklar. Etin neden dinlendirilmesi gerektiğini veya sosun neden kesildiğini anladığınızda, tariflere bağlı kalmadan doğaçlama yemek yapma yeteneğiniz gelişir.
Yeni başlayanlar için hangi tarz kitaplar önerilir?
Karmaşık şef tarifleri içeren profesyonel kitaplar yerine, mutfağın temellerini anlatan (Tuz, Asit, Yağ, Isı gibi) veya malzemeleri tanımaya yönelik kitaplarla başlamak çok daha ufuk açıcıdır. Ayrıca anı-reçete (memoir) tarzı kitaplar da mutfağa ilham verici bir giriş sağlar.
Dijital tarifler varken neden basılı yemek kitabı almalıyım?
Dijital tarifler hızlı bir sonuç aradığınızda pratiktir. Ancak basılı yemek kitapları birer kültürel obje, ilham kaynağı ve hikaye anlatıcısıdır. Sayfalarını karıştırmak, kenarlarına notlar almak, yemek lekeleriyle kişiselleştirmek ve kütüphanenizde bir referans kaynağı olarak bulundurmak, ekrana bakarak yemek yapmaktan çok daha derin bir deneyim sunar.
Genel
Türk Mutfağının Gizli Kahramanı: Tahin
Susamın en saf ve lezzetli hali tahin, sadece kahvaltıların değil, Türk ve Orta Doğu mutfağının vazgeçilmezidir. Tahinin tarihi, faydaları ve 3 pratik tarifi keşfedin.
Published
1 gün agoon
23 Mart 2026By
lezzet
Türk mutfağı denildiğinde akla ilk gelenler genellikle kebaplar, zeytinyağlılar, baklavalar ya da hamur işleridir. Ancak mutfağımızın öyle bir malzemesi var ki, çoğu zaman başrolü oynamasa da girdiği her tabakta derinlik, zenginlik ve karakter yaratır. Kış aylarında pekmezle buluşup kahvaltı sofralarını şenlendiren, mezelere kıvam veren, tatlılara fındıksı bir dokunuş katan o mucizevi ezme: Tahin. Susamın kavrulup ezilmesiyle elde edilen bu yoğun, ipeksi macun, aslında sadece bizim değil, tüm Orta Doğu ve Akdeniz havzasının en kadim ve en güçlü besinlerinden biridir.
Susamdan Tahine: Kadim Bir Dönüşümün Tarihi
Tahinin ana maddesi olan susam, insanlık tarihinin bilinen en eski yağlı tohumlarından biridir. Kökeni Afrika’ya dayansa da, binlerce yıl önce Hindistan üzerinden Mezopotamya’ya ve Anadolu’ya yayılmıştır. Antik Babil kayıtlarında susam yağından bahsedilir, hatta eski medeniyetlerde susamın “tanrıların bitkisi” olduğuna inanılırdı. Tahin kelimesinin kökeni ise Arapçada “ezmek, öğütmek” anlamına gelen “tahn” kelimesine dayanır. Yüzyıllar boyunca taş değirmenlerde ağır ağır ezilen susam taneleri, kendi yağını salarak o bildiğimiz sıvı, akışkan ve yoğun aromalı tahine dönüşmüştür.
Osmanlı mutfağında da tahinin özel bir yeri vardı. Saray mutfak kayıtlarında, özellikle helva yapımında ve kış aylarında enerji vermesi amacıyla sıkça kullanıldığı görülür. Bugün hala Türkiye’nin pek çok yöresinde, özellikle Antalya ve Bozkır (Konya) gibi bölgelerde geleneksel taş değirmenlerde çifte kavrulmuş susamdan elde edilen tahinlerin lezzeti bir başkadır.
Neden Tahin Tüketmeliyiz? Besin Değerleri ve Faydaları
Tahin sadece lezzetli değil, aynı zamanda tam bir besin deposudur. İçeriğindeki yoğun yağ oranı gözünüzü korkutmasın; bu yağların büyük bir kısmı kalp sağlığını destekleyen doymamış yağ asitleridir (omega-3 ve omega-6). İşte tahini düzenli tüketmek için birkaç önemli neden:
- Kalsiyum Kaynağı: Süt ürünleri tüketemeyenler veya vegan beslenenler için tahin muazzam bir kalsiyum deposudur. Kemik ve diş sağlığını destekler.
- Vitamin ve Mineraller: Özellikle B vitaminleri (B1, B2, B3, B5, B15) açısından çok zengindir. Ayrıca magnezyum, demir, çinko ve fosfor gibi vücudun günlük fonksiyonları için elzem olan mineralleri barındırır.
- Protein Deposu: Yüksek kaliteli bitkisel protein içerir. Sporcular, çocuklar ve kas kütlesini korumak isteyenler için harika bir takviyedir.
- Enerji ve Bağışıklık: İçeriğindeki demir sayesinde anemiye (kansızlığa) karşı savaşır, bağışıklık sistemini güçlendirir ve özellikle kış aylarında vücut ısısını koruyarak gün boyu zinde kalmanızı sağlar.
- Antioksidan Özelliği: Susamda bulunan lignanlar, hücresel hasarı önleyen güçlü antioksidanlardır.
Mutfaktaki Çok Yönlülüğü: Tatlıdan Tuzluya Tahin
Tahinin mutfaktaki kullanım alanı inanılmaz derecede geniştir. Sadece pekmezle karıştırıp ekmeğe sürmek, onun potansiyelini hafife almak olur. Mezelerde (başta humus ve babagannuş olmak üzere) bağlayıcı ve lezzet verici olarak kullanılır. Balık restoranlarında sıcak helva olarak karşımıza çıkar. Antalya usulü piyazın o ipeksi sosunun sırrıdır. Kuru fasulye veya nohut yemeklerine bile bir kaşık eklendiğinde yemeğin suyunu bağlar ve derinlik katar. Son yıllarda modern mutfaklarda tahinli browni, tahinli dondurma veya salata soslarında da sıkça yer alıyor.
Tahinle Hazırlayabileceğiniz 3 Pratik Tarif
Tahini günlük mutfağınıza daha sık dahil etmek için deneyebileceğiniz üç farklı ve çok pratik tarif önerisi:
1. Mükemmel Kıvamlı Klasik Humus
Malzemeler: 2 su bardağı haşlanmış nohut (kabukları soyulmuş), yarım su bardağı kaliteli tahin, 1-2 diş ezilmiş sarımsak, 1 limonun suyu, yarım çay bardağı zeytinyağı, 1 çay kaşığı kimyon, tuz ve kıvamı ayarlamak için birkaç yemek kaşığı buzlu su.
Yapılışı: Mutfak robotuna önce tahin ve limon suyunu koyup krema kıvamına gelene kadar 1-2 dakika çekin. (Bu işlem humusun ipeksi olmasının sırrıdır). Daha sonra sarımsak, zeytinyağı, kimyon ve tuzu ekleyip karıştırın. En son nohutları ekleyin ve pürüzsüz olana kadar robottan çekin. Eğer çok koyu olursa azar azar buzlu su ekleyerek istediğiniz kıvamı yakalayın. Üzerine zeytinyağı ve toz kırmızı biber gezdirerek servis yapın.
2. Tahinli Limonlu Salata ve Sebze Sosu (Tarator Sos Mantığında)
Malzemeler: 3 yemek kaşığı tahin, 1 yemek kaşığı limon suyu, 1 diş ezilmiş sarımsak, 1 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 çay kaşığı bal veya akçaağaç şurubu, 2-3 yemek kaşığı ılık su, tuz ve karabiber.
Yapılışı: Tüm malzemeleri küçük bir kasede bir çırpıcı yardımıyla karıştırın. Tahin önce katılaşacak, su ekledikçe açılıp ipeksi bir mayonez kıvamı alacaktır. Bu sosu közlenmiş patlıcanların üzerinde, fırınlanmış karnabahar veya brokoliyle, yeşil salatalarda ya da falafel yanında muhteşem bir dip sos olarak kullanabilirsiniz.
3. Modern Kahvaltı: Tahinli Bal ve Meyve Tabağı
Malzemeler: 2 yemek kaşığı tahin, 1 yemek kaşığı süzme bal, 1 dilim kızarmış ekşi mayalı ekmek, yarım muz (dilimlenmiş), bir avuç dövülmüş ceviz veya fındık, tarçın.
Yapılışı: Bir kasede tahin ve balı hafifçe karıştırın (tamamen homojen olmasına gerek yok, dalgalı görünmesi daha estetik olur). Kızarmış ekşi mayalı ekmeğin üzerine bu karışımı kalın bir tabaka halinde sürün. Üzerine muz dilimlerini dizin, dövülmüş ceviz ve hafif bir tarçın serpiştirerek güne enerji dolu ve çok lezzetli bir başlangıç yapın.
Tahinin o yoğun, fındıksı ve topraksı lezzeti, ister geleneksel ister modern olsun, her mutfağa yakışır. Kavanozun dibinde kalan o tortuyu ziyan etmeyin, iyi karıştırın ve bu gizli kahramanın sofralarınızda başrole çıkmasına izin verin.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Tahinin yağı üste çıkmış, bozulmuş mudur?
Hayır, tahin %100 susamdan elde edildiği ve katkı maddesi içermediği için bekledikçe susamın doğal yağı (zeytinyağı renginde) üste çıkar, katı kısmı dibe çöker. Bu, tahinin tamamen doğal olduğunun göstergesidir. Kullanmadan önce kavanozu ters çevirerek bekletebilir veya uzun bir kaşıkla iyice karıştırarak eski kıvamına getirebilirsiniz.
Tahin nasıl muhafaza edilmelidir, buzdolabına konur mu?
Tahini buzdolabına koymanıza gerek yoktur, aksine soğukta donar ve karıştırılması zorlaşır. Serin, kuru ve doğrudan güneş ışığı almayan bir dolapta aylarca bozulmadan saklanabilir.
Çifte kavrulmuş tahin ile normal tahin arasındaki fark nedir?
Normal tahin, susamların hafifçe kavrulup ezilmesiyle elde edilir, rengi daha açıktır ve tadı daha yumuşaktır. Çifte kavrulmuş (veya esmer) tahin ise susamların çok daha uzun süre kavrulmasıyla üretilir. Rengi koyu, kıvamı daha akışkan ve kavruk/isli aroması çok daha yoğundur.
Bebeklere ve çocuklara tahin verilir mi?
Tahin kalsiyum ve demir açısından çok zengin olduğu için çocuklar için harika bir besindir. Ancak susam yüksek alerjenik potansiyele sahip bir besin olduğu için, bebeklere 1 yaşından önce (veya doktor onayı olmadan) verilmesi önerilmez. Başlarken çok küçük miktarlarla başlanmalı ve üç gün kuralı uygulanmalıdır.
Tahin kilo aldırır mı?
Tahin sağlıklı yağlar içerse de kalorisi oldukça yüksek bir besindir (1 yemek kaşığı yaklaşık 90 kalori). Porsiyon kontrolü yapılarak tüketildiğinde kilo aldırmaz, aksine uzun süre tok tutarak diyetlere yardımcı olur. Ancak pekmez veya bal ile karıştırıldığında şeker oranı da artacağından, tüketim miktarına dikkat edilmelidir.
Avrupa’nın birçok şehri Noel zamanı öyle renkli öyle ışıl ışıl oluyor ki, ister istemez kışı sevmeye başlıyorsunuz. Meydanlardaki dev çam ağaçları, sokakların rengarenk ışıkları, ve tabii ki Noel pazarları. Kasım sonu – aralık başı gibi kurulup yılın son gününe kadar açık olan Noel pazarlarında dolaşmak, hediyeliklere bakmak, ısınmak için sıcak şarap içmek ve aralık ayına özgü lezzetleri tatmak, kışı renklendiriyor.
Brüksel, defalarca geldiğim ve geldiğim zamanlarda da hiç öyle kısa kalmadığım için lokal hissettiğim şehirlerden biri. Turistik yerlerini defalarca gördüm, müzelerini gezdim, sokaklarında kayboldum, şehre özgü lezzetleri tattım. Fakat daha önce hiç Noel zamanı burada bulunmadığım için bu kez, çok iyi bildiğim bir şehrin daha farklı ve daha neşeli bir yüzünü deneyimleme şansım oldu.
Kaldığım süre boyunca aslında öyle buz gibi bir hava karşılamadı beni, soğuktu evet ama dayanılmayacak gibi değildi. Oldukça yağmurluydu ve rüzgarlıydı ay boyunca ama bu elbette ki Noel pazarlarının keyfini çıkarmaya bir engel değildi. Hadi birlikte buradaki lezzetlere bir göz atalım.
Tartiflette

Tartiflette, patates, Reblochon peyniri, bacon ve krema ile hazırlanan, Fransa’nın İsviçre sınırında bulunan Haute-Savoie bölgesinden bir kış lezzeti. Gerçekten her şeyiyle o kadar kışa ait bir lezzet ki, buz gibi havada yürüdükten sonra sizi hemen ısıtıyor.
Raclette Sandviç

İsviçre’nin Valais bölgesi çıkışlı bu yoğun peynir, Belçika’da oldukça popüler. Yoğun tadı ve kokusuyla yine gerçekten tam olarak bir kış lezzeti. Noel pazarlarında raclette peynirini ısıtıp eriterek baget ekmeği içinde servis ediyorlar. Turşu ve salam gibi ürünler de ekletebiliyorsunuz.
Sıcak Şarap – Glühwein
Antik Roma dönemine kadar uzanan tarihi ile sıcak şarap, yine kış ile özdeşleşen lezzetlerden. Kırmızı şarap ile tarçın, karanfil, portakal ve şekeri pişirerek hazırlanan sıcak şarap, Noel pazarı deyince akla gelen ilk lezzetlerden biri. Yalnız önden söyleyeyim, öyle müthiş lezzetli bir şey beklemeyin, bütün gün ısındığı ve çok miktarda yapıldığı için bence tatları oldukça sıradan. Ama soğukta, ışıl ışıl sokaklarda yürürken içmesi gerçekten de keyifli.
