Ayın Şefi
Şef Merve Burcu Akbulut’un Hikâyesi
Otellerden akademiye, kurumsal hayattan kendi pastanesine uzanan ilham verici bir yolculuk. Yılın Pasta Şefi seçilen Merve Burcu Akbulut’un Feneryolu’nda yarattığı Fransız esintili Merveilleux Patisserie’yi yakından tanıyın.
Klasik Fransız Pastacılığının Zarafetle Buluşması
Kadıköy Feneryolu’nda vitrininden her gün taze bir umudun parladığı, Fransız pastacılığının inceliklerini taşıyan küçük ve sıcak bir mekân: Merveilleux Patisserie. Burası sadece lezzetli tatlıların sunulduğu bir yer değil; Şef Merve Burcu Akbulut’un tutkuyla inşa ettiği gastronomi yolculuğunun tatlı bir meyvesi. 7. Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri’nde “Yılın Pasta Şefi” seçilen Merve Akbulut, hem yaratıcılığı hem de disipliniyle her gün yeni bir harikaya imza atıyor.
Merve Şef’in mutfakla tanışması, Turizm ve Otelcilik Lisesi yıllarına dayanıyor. Yeditepe Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nün ilk mezunlarından olan Akbulut, uluslararası lüks otellerin pastanelerinden, iki farklı üniversitedeki eğitmenliğine ve hatta büyük gıda markalarındaki AR-GE müdürlüğüne kadar uzanan çok geniş bir yelpazede çalıştı. Ancak içinde hep, daha fazlasını üretme ve kendi markasını yaratma arzusu vardı.
Merveilleux’nün Doğuşu ve Endüstriden Kendi Fırınına Yolculuk
Pandemi dönemi, pek çok insan için olduğu gibi Merve Şef için de bir dönüm noktası oldu. Kurumsal hayatta AR-GE projeleri yürütürken Feneryolu’nda sadece denemeler yapmak üzere açtığı küçük fırını, oradan yayılan o baş döndürücü kokular sayesinde kısa sürede merak konusu oldu. İlk etapta gel-al hizmetiyle başlayan bu serüven, artan taleple birlikte bugün zarif bir pastaneye; Merveilleux markasına dönüştü.
İsmin hikâyesi ise oldukça anlamlı. Fransızca’da “harikulade” anlamına gelen Merveilleux, aynı zamanda Merve Şef’in Belçika’da çalışırken tanıştığı bir tatlının da ismi. Kendisi de “Adımla başlayan bir tatlı mı var, ne güzel!” diyerek bu isme sıcak bakmış ve markasını bu güzel tesadüfle şekillendirmiş.
Zarafet ve Nostalji Bir Arada
Merveilleux Patisserie’nin kapısından adımınızı attığınızda, klasik Fransız pastacılığının sıcak ve zarif ruhunu hissediyorsunuz. Mermer ve küçük yuvarlak masalar, beyaz örtüler ve fonda usulca çalan müzik ile nostaljik bir hissiyat yaratılmış. Menüde ise Fransız klasiklerine ağırlık veriliyor. “Kremalı, katmanlı ve işçiliği yüksek yapıları seviyorum,” diyen Merve Şef, İtalyan Mereng Tart gibi klasiklerin yanı sıra mevsimsel olarak değişen tatlılar, Eclair, Opera, Kara Orman ve Sacher Torte gibi zengin pastalar da sunuyor. Üstelik acıbadem ve bezenin her hâli bu dükkânın olmazsa olmazlarından.
Sınırları Aşan Bir Gastronomi Tutkusu
Sadece kendi pastanesiyle yetinmeyen Merve Akbulut, aynı zamanda danışmanlık hizmetlerine de devam ediyor ve beş farklı firma ile projeler yürütüyor. Özellikle yeni markası Lila, tam buğday unlu, ay çekirdekli ve asla koruyucu içermeyen ürünleriyle market raflarında yerini almaya başladı.
Pastacılıkta başarının sırrını “doğru plan” olarak tanımlayan şef, mutfağa girmeden önce mutlaka detaylı reçete, zaman ve üretim planlaması yaptığını vurguluyor. Güçlü ve ticaret zekâsı yüksek bir anne ile sanatsal yönü ağır basan bir babanın kızı olan Merve Şef, “Kendimi ‘ilham verebilen’ biri olarak görüyorsam, bu benim için çok değerli ve gurur verici” diyerek kadın girişimcilere ve şef adaylarına da güçlü bir mesaj iletiyor.