Connect with us

Ajanda

İki Şef, Dört El, Bir Sofra: Octo Istanbul’da Olağanüstü Bir Gastronomi Gecesi

Şef Pere Planagumà ve Şef Şafak Erten, 10-11 Nisan 2026’da Octo Istanbul’da Four Hands Dinner’da buluşuyor. Katalonyalı ustalık, Anadolu özü tek sofrada.

Yayınlanma zamanı

-

Octo Istanbul'da Pere Planagumà ve Şafak Erten ile Four Hands Dinner

İstanbul’un gastronomi sahnesinde nadiren bu denli özel bir buluşma yaşanır. 10 ve 11 Nisan 2026 akşamları, Karaköy’deki Octo Istanbul restoranında iki farklı coğrafyanın, iki farklı geleneğin ve iki güçlü el bir araya geliyor: Şef Pere Planagumà ve Şef Şafak Erten ile “Four Hands Dinner” — Türkçesiyle dört ellerin sofrası.

Sınırlı kapasiteyle gerçekleşecek bu akşam yemekleri, yalnızca bir yemek organizasyonu değil; Akdeniz’in iki ucundaki mutfak kültürlerinin pişmiş, servis edilmiş bir diyaloğu.

Octo Istanbul: Boğaz’ın Kenarında Sürdürülebilir Gastronomi

JW Marriott Istanbul Bosphorus bünyesindeki Octo Istanbul, Karaköy’ün tarihi dokusunu arka planına alarak Türkiye’nin en dikkat çekici restoranlarından biri haline geldi. Gault & Millau rehberinden 1 toque, İncili Gastronomy Guide’dan 4 Pearl alan restoran, sadece ödülleriyle değil felsefesiyle de öne çıkıyor.

Octo’nun mutfağı yerel çiftçilerle, kadın kooperatifleriyle ve etik üreticilerle çalışıyor. Tabağa taşınan her malzemenin hikayesi var — hangi tarladan geldiği, hangi elin hasatladığı, nasıl bir zincirin parçası olduğu. Bu yaklaşım artık “sürdürülebilir gastronomi” etiketinin çok ötesinde; bir kimlik meselesi.

Şef Şafak Erten: Mengen’den Burj Khalifa’ya

Octo’nun başına geçen Şef Şafak Erten, Bolu’nun Mengen ilçesinden — Türkiye’nin aşçılık geleneğinin kalesi sayılan bu topraklardan. Üç kuşak süregelen aşçılık pratiğiyle yetişen Erten, bu köklü mirası çağdaş bir teknikle harmanlıyor.

Kariyer yolculuğu sıradan değil: Dubai’de Atmosphere at Burj Khalifa‘da çalıştı — dünyanın en yüksek restoranlarından birinde. Endonezya ve Suudi Arabistan’daki uluslararası gastronomi festivallerinde Türk mutfağını temsil etti. Gault & Millau Turkey tarafından “Rising Chef of the Year” unvanına layık görüldü.

Erten’in tabakları bir tez gibi okunabilir: Anadolu’nun hammaddesini alıp Akdeniz’in teknik diliyle ifade etmek. Ege otları, Adana portakalı, mor reyhan — bunlar süsleme değil, kimlik.

Şef Pere Planagumà: Katalonya’dan Dünyaya

İspanyol misafir şef Pere Planagumà, Girona doğumlu. Gastronomi tarihine kazınmış isimlerin yanında yetişti: elBulli’de, ardından El Celler de Can Roca‘da. Paris’te üç Michelin yıldızlı La Tour d’Argent‘da saygın bir görev üstlendi. 2001’den 2017’ye kadar ise Les Cols restoranında iki Michelin yıldızına imza attı.

Planagumà yalnızca ocak başında değil, akademik platformlarda da söz sahibi: Harvard University‘nin “Science and Cooking” derslerinde konuşmacı olarak yer aldı. Sürdürülebilir gastronomi danışmanı olarak da çalışan şef, toprağı, mevsimi ve yerel üreticiyi daima merkezde tutuyor.

Bu iki şef arasındaki ortak nokta tesadüf değil: ikisi de yerelliğe saygı duyan, üretim zincirini sorgulayan, tabağı bir anlatı olarak kuran isimler.

Menü: İki Dil, Tek Sofra

Four Hands Dinner menüsü, Planagumà ve Erten’in karşılıklı konuşmasını yansıtacak şekilde kurgulanmış. Her kurs bir başka sese ait, ama bütün akış tek bir harmoniye akarken:

Amuse Bouche
Oxygarumlu Marine Karides & Türk Salatası
Oxygaru — antik Roma mutfağından gelen fermente balık sosu — müreffeh bir Türk salatası eşliğinde sunuluyor. Geçmiş ile bugünün ilk握 el sıkışması.

Pere Planagumà’dan
Yalancı Kalamar ve Patates Gnocchi, Hamsi Garumu
Katalonya’nın deniz mirası ve umami zenginliği bir arada. “Yalancı kalamar” tekniği, Planagumà’nın mutfaktaki ustalık oyununun göstergesi.

Ara
Bodrum Mandalina Sorbesi
Paleti temizleyen bu ara, Bodrum’dan gelen narenciye ile hem yerel hem hafif. Sofranın nefes aldığı an.

Şafak Erten’den
Izgara Orfoz, Ege Otları, Portakal Jölesi, Mor Reyhan Velouté, Adana Portakalı
Ege kıyılarından çıkan taze orfoz, aromatik otlar ve güneyli portakalın berrak asidiyle buluşuyor. Mor reyhan velouté bu tabağa hem renk hem derinlik katıyor.

Tatlı
Çikolata ve Kişniş Mus, Limon Dondurması, Çıtır Limon, Turna Yemişi Sour
Bitişi unutulmaz kılan bir tatlı kompozisyonu. Kişnişin egzotik tonu, turna yemişinin ekşi ve keskin karakteriyle dengeleniyor; çıtır limon dokuya oyun katıyor.

Four Hands Dinner Neden Özel?

Gastronomi dünyasında “four hands dinner” yani dört el yemeği, iki farklı şefin aynı mutfağı paylaşarak birlikte bir menü kurgulayıp servis etmesi anlamına geliyor. Bu format, misafirler için iki farklı perspektifi tek bir akşamda deneyimleme fırsatı sunuyor.

Ama Octo’daki bu buluşmayı sıradan bir kolaborasyondan ayıran şey daha derin: Planagumà’nın Katalonyalı kimliği ile Erten’in Anadolu kökleri birbiriyle çarpışmıyor, birbirini tamamlıyor. Akdeniz havzası, tarih boyunca bu tür buluşmaların coğrafyası oldu.

Pratik Bilgiler

Etkinlik 10 ve 11 Nisan 2026 tarihlerinde, saat 19:00’da gerçekleşecek. Octo Istanbul, JW Marriott Istanbul Bosphorus’ta yer alıyor — Karaköy’ün tam kalbinde. Kapasite sınırlı tutulacak, rezervasyon erken yapılması öneriliyor.

İstanbul’da Michelin yıldızlı şeflerin ve uluslararası isimlerin bu denli yakın bir sofrada bir araya geldiği etkinlikler hâlâ az. Bir koleksiyoncu hassasiyetiyle planlanmış bu akşam, sadece damağı değil belleği de doyuracak türden.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Octo Four Hands Dinner biletleri nereden alınır?
Rezervasyon için doğrudan Octo Istanbul ile iletişime geçmeniz gerekiyor. JW Marriott Istanbul Bosphorus resepsiyonu veya restoranın iletişim kanalları üzerinden yer ayırtılabilir.

Menü kaç kurslu?
Mevcut bilgilere göre amuse bouche dahil beş ana aşamalı (amuse, iki ana kurs, bir ara, bir tatlı) bir akşam yemeği formatında sunulacak.

Şef Pere Planagumà kimdir?
Girona doğumlu Katalonyalı şef; elBulli, El Celler de Can Roca ve 3 Michelin yıldızlı La Tour d’Argent’da çalışmış, Les Cols’ta 2 Michelin yıldızı kazanmış, Harvard’da konuşmacı olarak yer almış bir isim.

Şef Şafak Erten’in Octo’daki felsefesi nedir?
Yerel çiftçiler, kadın kooperatifleri ve etik üreticilerle iş birliği yaparak sürdürülebilir ve kökene saygılı bir mutfak anlayışı benimsemektedir. Anadolu malzemeleri çağdaş tekniklerle tabağa taşınıyor.

Four Hands Dinner formatı ne demek?
İki farklı şefin aynı akşam aynı mutfağı paylaşarak her birinin kendi kursunu sunduğu özel gastronomi formatıdır. Tek bir menüde iki farklı mutfak perspektifini deneyimleme imkânı sunar.

Octo Istanbul nerede?
Karaköy’de, JW Marriott Istanbul Bosphorus oteli bünyesinde yer almaktadır.

Tamamını Oku

Ajanda

Kalp ve damar hastalığı gençlerde de yaygınlaşıyor! KALBİMİZİ KORUYAN 10 ÖNERİ

Sağlıksız beslenmeden hareketsiz yaşam tarzına; sigaradan fazla kiloya birçok etken kalp hastalıklarına neden oluyr

Published

on

Sağlıksız beslenmeden hareketsiz yaşam tarzına; sigaradan fazla kiloya; diyabetten yüksek kolesterol ve hipertansiyon gibi risk faktörlerine dek birçok etken kalp hastalıklarına neden oluyor. Dünyada ve ülkemizde ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan kalp ve damar hastalıklarının gençlerde de giderek yaygınlaştığını belirten Acıbadem Maslak Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Semiz, bazı basit uygulamalarla kalp hastalıklarına karşı önlem alınabileceğini vurguluyor. Prof. Dr. Ender Semiz, 29 Eylül Dünya Kalp Günü kapsamında yaptığı açıklamada kalbimizi korumamızı sağlayacak 10 önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Sebze, meyve ve tam tahıllı ürünler tüketin; bakliyat ve balık ağırlıklı beslenmeye öncelik verin. Yapılan çalışmalar; Akdeniz diyetinin ölüm riskini azalttığını gösteriyor. Fast-food yiyeceklerden, salam, sosis ve sucuk gibi işlenmiş ürünlerden, trans ya da doymuş yağlardan, rafine karbonhidrat diye bilinen basit şekerlerden ve gazlı ya da gazsız tatlandırılmış içeceklerden uzak durun. Bu içeceklerin günde bir kez tüketilmesi bile diyabet riskini yüzde 20 artırıyor.  

  • Egzersizi ihmal etmeyin

Düzenli fiziksel aktivite, kalp ve damar sağlığını koruma ve geliştirme açısından temel bir yaşam biçimi olmalı. Fiziksel egzersiz kalp ve damar hastalığı riskini azaltıyor. Haftada en az 150 dakika orta derecede ya da en az 75 dakika ileri seviyede fiziksel aktivitede bulunun.

  • Sigaradan uzak durun

Kalp hastalığına bağlı her üç ölümden yaklaşık biri sigara kullanımından ya da pasif sigara içiminden kaynaklanıyor. Yapılan çalışmalar, elektronik sigaraların masum olmadığını, klasik sigara içiminde görülen riskleri barındırdığını gösteriyor.

  • İdeal kilonuzu sağlayın

Fazla kilonun; diyabet hastalığı, kan yağlarında yükseklik, kan basıncı yüksekliği ve sonunda kalp damar hastalığına yol açmasından dolayı ideal kiloya inmek çok önemli. Obezite sorunu hareketsizlik ve kötü beslenme alışkanlıkları nedeniyle ülkemizde çocuklar ve gençler arasında da giderek yaygınlaşıyor.

  • Tuz tüketimini kısıtlayın

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Semiz “30-80 yaşlarındaki kan basıncı yüksek olan yetişkinlerde tuz tüketiminin günde 1 gr azaltılmasının, büyük kan basıncı değerini 3-4 mmHg düşüreceği, dolayısı ile kalp ve damar hastalığı riskini azaltacağı bilinmektedir. Tuz tüketimini azaltmanın en pratik yolu, masaya tuzluğu koymamaktır. Yemek pişerken tencereye eklenen az miktardaki tuz ile salçadaki, ekmekteki ya da sebzelerdeki doğal tuz vücut gereksinimimizi karşılayacaktır” diyor.

  • Uyku düzenini sağlayın

Altı saatten kısa süreli ya da kalitesi düşük uyku kan basıncını yükseltiyor; dolayısıyla kalp ve damar hastalıklarına zemin hazırlıyor. Çok uzun uyku süresi de kalp hastalığı riskini artırıyor. Bu nedenle uyku düzeninizi sağlamaya özen gösterin.

  • Stres yönetimini iyi yapın

Psikososyal iş stresi ve iş kaybına yönelik endişeler ile depresyon, huzursuzluk ve öfke gibi ruhsal durumlar, kalp hastalıkları riskini ve kalp hastalıklarına bağlı ölüm riskini artırıyor. Bununla birlikte özel ve sosyal yaşama ait sıkıntılar da kalp sağlığını tehdit ediyor. Bu nedenle stres yönetiminin akılcı bir yaklaşımla çok iyi yapılıp, bu sıkıntıların bertaraf edilmesi -en azından etkilerinin en aza indirilmesi- gerekiyor.  

  • Sosyal olun

Küçük çevre, yalnızlık ve zayıf ruhsal destek kalp hastalığı riskini artırıyor. Toplumsal ilişkiler ile ölüm riskinin bağlantısını araştıran büyük çaplı 148 araştırmanın sonucu; kötü ve yetersiz sosyal ilişkilere kıyasla, yeterli ve sağlıklı sosyal ilişkilerin sağ kalım sürelerini yüzde 50 artırdığını gösteriyor.

  • Kalp sağlığına yönelik “check-up” programlarını önemseyin

Özellikle sizde, damar sertliğinin artmasına yol açan diyabet hastalığı, hipertansiyon, kolesterol ya da trigliserid yağlarının yüksekliği gibi sorunlardan birisi ya da birkaçı, ailenizde genç yaşta kalp krizi ya da felç geçiren yakınlarınız varsa, sigara kullanıyorsanız, orta yaşı da geçtiyseniz; düzenli olarak yıllık kalp kontrollerinizin yapılması gerekiyor.

  • İlaçlarınızı düzenli kullanın

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Semiz “Özellikle kan sulandırıcı, kolesterol düşürücü ya da tansiyon düşürücü ilaç kullanıyorsanız, doktorunuza sormadan kesinlikle ilaçlarınızı kesmeyin, doz değişikliği yapmayın ve ilaçlarınızı zamanında alın! Canlı hücre duvarının önemli yapıtaşlarından biri ve tüm hormonların ana maddesi olan kolesterol, elbette canlı yaşamı için gereklidir ama bir yere kadar. Fazlası ya da yüksek riskli kişilerde ilaçlarla kolesterolün belirli seviyelerin altına çekilmemesi, kalp krizi ve felç başta olmak üzere, kalp damar hastalıklarına ciddi olarak davetiye çıkarmaktadır” diyor.

Tamamını Oku

Ajanda

Bir Fincan Kahvenin Kırk Yıl “Hatır”ı Vardır

Kahve, geleneklerimizin en keyiflilerinin başında geliyor. Misafir geldiğinde, misafir gidildiğinde, aile ve arkadaş toplantılarında, bayramlarda, evliliğe ilk adımın o en heyecanlı gününde veya baş başa yapılacak keyifli bir sohbette ilk akla gelen Türk Kahvesi oluyor. Karaca da “Hatır” ile o en özel anlara eşlik ediyor.

Published

on

Hayata geçirdiği inovatif, pratik ve kullanışlı ürünleriyle beğeni toplayan Karaca; ev aletleri konusundaki uzun yıllara dayanan tecrübesiyle yenilikçi ve konforlu bir dünyanın kapılarını açıyor. Karaca, Türk Kahvesi severlere “Hatır”ı sunuyor.

Tek el ile ergonomik ve rahat bir kullanım sunan Hatır, küçük boyutu ile mutfakta ve ya ofislerde yer kaplamıyor ve cezve üzerinde bulunan çift akış ağzı sayesinde sağ veya sol elini kullananlar için kolay kullanım sunuyor. Tek tuşla kolay kullanım sağlıyor ve rahatça temizlenebiliyor. Taşmayı önleyici sensöre sahip Hatır, otomatik kapanma özelliğiyle güvenlik konusunda tam not alıyor.

Sıvıyı yükseltme-alçaltma tekniği ile taşırmadan otomatik olarak kahve pişirmesi ve sonuç olarak daha leziz bir kahve tadı oluşturması Hatır’ı benzerlerinden ayrıştırıyor. Kalabalık misafirler ağırlanırken en büyük yardımcısı olacak kahve makinesi kahveyi ideal ısıda pişirerek kısa sürede servise hazır hale getiriyor. Tek seferde 5 fincana kadar kahve yapma olanağı sunan Hatır’da cezvenin ergonomik yapısı sayesinde oluşan köpük her fincana eşit olarak dağılıyor. Hatır’ın rosegold, antrasit,krem,mor ve sarı renkleri bulunuyor.

Misafirler keyifle ağırlanırken mutfaktaki en büyük yardımcılardan Hatır ile en güzel anlar paylaştıkça hatırlanıyor.

Tamamını Oku

Ajanda

88 Kurum ve İnisiyatif Zehirsiz Sofralar İçin Harekete Geçti

Published

on

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin, Avrupa Birliği tarafından Sivil Toplum Diyaloğu V Programı kapsamında finanse edilen ve Avrupa Pestisit Eylem Ağı (PAN Europe) ortaklığında yürüttüğü “Zehirsiz Sofralar” projesi Nisan 2019’da başladı. Buğday Derneği, bir yıl sürecek proje ile pestisitlerin olumsuz etkileri ve pestisitlere alternatif yöntemler hakkında üretici ve tüketicilerde farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Bu amaçlara ulaşmak için de bir sivil toplum ağı kurulmasına ön ayak olmayı, pek çok bilgilendirici materyalin olduğu bir web sitesi hazırlamayı ve oldukça kapsamlı bir kampanya yürütülmesini hedefliyor.

Kurulmakta olan Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, çalışma alanları gıda güvenliği ile kesişen, daha az pestisit kullanımı ve alternatif tarım ve mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması için savunuculuk yapacak, farklı alanlardan sivil toplum örgütleri ve sivil girişimleri bir araya getiriyor. Bu ağın birlikte hareket etmesi, sivil aktörlerin seslerinin daha güçlü çıkmasını, bilgi ve deneyimlerin paylaşılmasını ve daha etkin bir kampanya yürütülmesini sağlayacak.

Zehirsiz Sofralar birlikte mümkün!

Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın ilk aşama toplantıları, 16 Mayıs 2019 tarihinde İzmir’de, 11 Haziran 2019 tarihinde İstanbul’da ve 13 Haziran 2019 tarihinde Ankara’da gerçekleşti.

Toplantılara toplam 68 sivil toplum örgütü ve sivil girişimi temsilen 123 kişi katıldı. Toplantılara katılamayan, ama ağa katılma talebini iletenlerle birlikte Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nda tüketici hakları, sağlık, tarım, gıda, ekolojik yaşam, doğa koruma ve çevre gibi farklı alanlarda uzmanlaşmış 85 STK ve inisiyatif bulunuyor.

Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın ilk aşama toplantılarında ağın yapısı, işleyişi ve çalışma alanları tartışıldı; ağın, kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirleyerek hareket etmesi karara bağlandı ve ağa ait bir Yürütme Kurulu oluşturuldu. Paydaşların sorumluluk alanları tanımlandı ve Zehirsiz Sofralar Projesi hakkında görüş alışverişi yapıldı.

Kalıcı olması hedeflenen Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın Eylül ayına kadar kuruluş aşamasını tamamlaması ve Kasım ayında pestisit kullanımının azaltılması ve alternatif yöntemlerin geliştirilmesi ile ilgili ortak bir kampanyaya başlaması hedefleniyor. Pestisitlerin zararları ve pestisitlere alternatif yöntemlerle ilgili Kasım ayında uluslararası bir konferans gerçekleştirilmesi planlanıyor ve aynı konularla ilgili Kasım ayında açılmak üzere kapsamlı bir web sitesi hazırlanıyor.

Tarımda kullanılan zehirlere karşı yan yana gelen kurumların oluşturduğu Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın ilk aşama toplantıları yapıldı.
sdr

Pestisitlere karşı bir sivil toplum ağına neden ihtiyacımız var?

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği Koordinasyon Kurulu Üyesi Oya Ayman’a göre, pestisitlerin etkileri konusunda daha fazla araştırma yapılmasına, kamuoyunun bilgilendirilmesine ve pestisit kullanımı azaltılırken, doğa dostu alternatif mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması konusunda daha fazla işbirliği yapılmasına ihtiyacımız var. Ayman, ağın önemini; “Zehirsiz Sofralar STK Ağı, konunun farklı yönleriyle bütüncül bir şekilde ele alınmasını, bilgi ve deneyimlerin paylaşılmasını, sivil aktörlerin etkin bir kampanya yürüterek karar vericilerin harekete geçmesi için sesini daha güçlü duyurmasını sağlayacak” sözleriyle ifade ediyor.

Tarım ve gıdanın hayatın merkezinde yer aldığını belirten Greenpeace Akdeniz Gıda ve Tarım Proje Sorumlusu Berkan Özyer, Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nda olma nedenlerini şöyle açıklıyor: “Gıdanın tohumdan sofraya uzanan yolculuğu, insan haklarından iklim değişikliğine, adaletten toplumsal refaha, biyoçeşitlilikten kaynak tüketimine kadar hayatın her noktasına temas ediyor. Kökten değişmesi gereken çökmüş bir gıda sistemi var karşımızda. Bu yüzden tarım ve gıda üzerine çalışan, bu konuya ilgi duyan herkesin bir araya gelmesi, kendi uzmanlığını ortaya koyması çok önemli. Greenpeace Akdeniz olarak biz de elini taşın altına koyan her aktörle bir araya gelip ortak akılla sorunların teşhisini yapmak ve çözüm önerileri oluşturmak için bu ağı benzersiz bir önemde görüyoruz.”

Zehirsiz Sofralar Projesi Danışmanı Gıda Mühendisi Bülent Şık, Sivil Toplum Ağı’nın önemini şu şekilde açıklıyor: “Gıda güvenliği bir gıda maddesinin sağlığa uygun olmasını sağlamak için yapılan çalışmalar bütünüdür. Bu amaçla özünde kamusal nitelik taşıyan çeşitli çalışmalar yapılır. Kamusal çalışmaların sağlıklı yürütülmesi ise ancak yurttaşların da bu çalışmalara dâhil olabilmeleri ile mümkündür. Böylece yurttaşların bilgiye erişim haklarını kullanabilmeleri ve kamusal çalışmalardaki belirsizliklere ve yetersizliklere doğrudan müdahil olabilmeleri sağlanacaktır. Bu yapılabildiği ölçüde de yaşadığımız hayata dair bilgi ve becerimizin artacağı ve politik süreçlere müdahil olma imkânlarımızın çoğalacağı söylenebilir. Bu bağlamda çeşitli örgüt, yapı ve inisiyatifin gıdalardaki pestisit kalıntıları gibi önemli bir konuda kamuoyu farkındalığı yaratma ve tarımda pestisit kullanımını sonlandırma amacı ile bir araya gelerek “Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı” kurmasını çok önemli buluyorum.”

Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nda yer alan kurumlar:

350 Ankara

Afşar Balam Kadın Kooperatifi

Agrida Tarım ve Turizm Derneği

Akdeniz Koruma Derneği

Anadolu Kalkınma Derneği

Ankara Organik Üreticileri ve Müteşebbisleri Derneği

Antalya Gıda Topluluğu

Atölye Deneme Sanat ve Ekolojik Çalışmalar Derneği

Bağlıca Eğitim Çevre Dayanışma Derneği

Bardacık Gıda Topluluğu

Başka Bir Okul Mümkün Kooperatifi Renkli Orman Okulları- BBOM

Beşiktaş Kooperatifi Girişimi

BİTOT Gıda Topluluğu

Biyolojik ve Biyoteknik Mücadele Ürünleri Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği – BİOTED

Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği

Bütün Çocuklar Bizim Derneği

Çankırı Eldivan Kadın Kooperatifi

Çekirdek Türetici

Çevre ve Arı Koruma Derneği – Çarık Derneği

Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı – ÇEKÜL

Çevreci Enerji Derneği

Çukurova İnsan Tohum ve Toprak Atölyeleri – ÇİTTA

Çukurova Organik Tarım Derneği

Demeter Tarım Derneği

Doğa Derneği

Doğa Koruma Merkezi

Doğal Besin, Bilinçli Beslenme Ağı – DBB

Doğal Yaşam Derneği

Doğu Anadolu Tarımsal Üreticiler ve Besiciler Derneği

Dört Mevsim Ekolojik Yaşam Derneği

Ege İhracatçı Birlikleri – EİB

Eko Harita

EKOLOG Ekolojik Girişimciler ve Gönüllüler Derneği

Ekoloji Kolektifi

Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği – ETO

Ekolojik Yaşam Derneği – EKODER

Erzurum Organik Güvenilir Gıda Üreticileri Derneği

Gastronomi ve Turizm Derneği

Gediz Ekoloji Topluluğu

Good4Trust

Greenpeace Akdeniz

Güneşköy Kooperatifi

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği- HASUDER

Homeros Gıda Topluluğu

İstanbul Permakültür Kolektifi

İşletme Kooperatifi Organik Üreticileri

Kanserle Dans Derneği

Kanserli Çocuklara Umut Vakfı- KAÇUV

Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Birliği Derneği

Kars Doğal Ürün Yetiştiricileri Derneği

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği

Kendin Olma Cesaretini Bul Platformu

Kirazlı Ekolojik Yaşam Derneği

Kocaeli Ekolojik Yaşam Derneği

Konya Organik Tarım Derneği

Koruyucu Tarım Derneği

Kozmetik Üretici ve Araştırmacıları Derneği

Kuzey Ormanları Savunması

Ne Yersen O’sun

Organik Üreticiler ve Sanayiciler Derneği – ORGÜDER

Originn Gıda Topluluğu

S.S. Temiz Hasat Tüketim Kooperatifi

Sağlık ve Çevre İttifakı (Health and Environment Alliance) – HEAL

Silivri Çevre Derneği

Sürdürülebilir Yaşam Derneği

Tarım Ekonomisi Derneği

Tarım ve Gıda Etiği Derneği

Tarımsal Ürün Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları Derneği – KSKDER

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube

Tüketici Birliği Federasyonu – TBF

Tüketici Dernekleri Federasyonu – TÜDEF

Tüketici Hakları Derneği – THD

Tüketici Örgütleri Federasyonu – TÖF

Tüketiciler Derneği

Tüketiciyi Koruma Derneği – TÜKODER

Türk Kanser Derneği

Türk Toraks Derneği

Türkiye Biyoetik Derneği

Türkiye Biyologlar Derneği

Türkiye Ormancılar Derneği

Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği

Ulupınar Çevre Koruma, Geliştirme ve İşletme Kooperatifi

WWF Türkiye

Yavaş Gıda Derneği

Yeryüzü Derneği

Yeşil Düşünce Derneği

Zeytince Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği

Tamamını Oku