Haberler

Ankara Bebeleri Göksu Teras’ta Buluştu

Longtable markasının imzasını taşıyan ‘Ankara Bebeleri Büyük Buluşma’, Ankara’nın klasik lezzetlerini üç deneyimli şefin yorumuyla ve dönemin müzikleri eşliğinde 150 kişiye yeniden sundu.

Published

on

6 Nisan akşamı Nenehatun Göksu Teras, sıradan bir akşam yemeğine değil — bir şehrin hafızasına yapılan özel bir yolculuğa ev sahipliği yaptı. Longtable markasının imzasını taşıyan “Ankara Bebeleri Büyük Buluşma”, Ankara’nın klasik lezzetlerini üç deneyimli şefin yorumuyla ve dönemin müzikleri eşliğinde 150 kişiye yeniden sundu.

Tuna Esen ve Longtable

Gecenin tüm kurgusunu ve atmosferini Longtable markasının yaratıcısı Tuna Esen tasarladı. Yalnızca bir yemek organizasyonu değil; Ankara’nın nostaljik ruhuyla mutfak sanatını buluşturan deneyimsel bir gece yaratmak hedeflendi. Uzun masa formatı, dönemin müzikleri ve şehre ait lezzetlerin modern yorumu gecenin üç temel sütununu oluşturdu.

Longtable formatında kurulan uzun masa, gecenin topluluk ruhunu yansıtıyordu.

Üç Şef, Bir Şehir

Hazer Amani, Ali Ronay ve Tongar Fırat — her biri Ankara mutfağının farklı bir köşesini temsil eden üç isim — aynı sofra için bir araya geldi. Şefler geceye kısa konuşmalarla da katkı sunarak lezzetlerin ardındaki hikayeleri paylaştı.

Menü baştan sona Ankara’ya adanmıştı: Kuver tabağında Çubuk turşusu ve ançuez ezme, Borş çorbası, mezelerde SimitKöz’de pişmiş tarama ve barbunya pilaki, ardından Ankara Tava — fırında kuzu incik ve arpa şehriye pilavı. Final ise Göksu Kup’la geldi: Atatürk Orman Çiftliği dondurması, taze çilek, krem şanti.

150 davetli Ankara’nın nostaljik ruhuyla buluştu.

Craftbrother İmzalı Eşleşmeler

Her korsun yanına Craftbrother tarafından özel tasarlanmış kokteyller eşlik etti. Ankara kış kavunu sour’undan kenger menengiç espresso martini’ye uzanan bu liste, yemeğin ruhunu bardağa taşıdı. Jack Daniel’s sponsorluğunda hazırlanan bu eşleşmeler, geceyi sıradan bir yemekten çıkarıp bütünleşik bir deneyime dönüştürdü.

Müzik ve Atmosfer

Sofrada yemekler kadar güçlü bir unsur daha vardı: müzik. DJ Kaan Küce’nin seçtiği eski dönem parçalar, Ankara’nın nostaljik ruhunu salona taşıdı. 150 davetli bu atmosferde hem şehirlerine olan bağlarını tazeledi hem de Türk mutfağının ne kadar güçlü bir hafızaya sahip olduğunu bir kez daha hissetti.


Gecenin üç şefi: Hazer Amani, Tongar Fırat ve Ali Ronay.

Şefler Hakkında

Hazer Amani — 1977 yılında Ankara’da doğdu. TED Ankara Koleji ve ODTÜ Sosyoloji mezunu olan Amani, Güney Afrika’da Le Cordon Bleu’de mutfak eğitimi aldı. 2011’de “Yılın En Yaratıcı Şefi” ödülünü kazandı. MasterChef Türkiye jüri üyeliğiyle tanınıyor.

Ali Ronay — Ankara doğumlu. Washington D.C.’deki Cities Restaurant’ta şef Aret Sahakyan’ın yanında yetişti. Ronay’s International Food and Beverage Consultancy’nin kurucusu. Anadolu mutfaklarını dünyaya tanıtmayı misyon edinen Ronay, The Taste Türkiye jüri üyeliğiyle de tanınıyor.

Tongar Fırat — Türkiye’nin genç ve yaratıcı şef kuşağının öne çıkan isimlerinden biri. Gastronomi eğitiminin ardından Türkiye’de ve yurt dışında fine dining restoranlarında deneyim kazanan Fırat, modern mutfak tekniklerini Anadolu’nun yerel ürünleriyle buluşturmasıyla tanınıyor.

Tüm hakları saklıdır © 2019 Mutfak Magazin