Dosya

Simpson’s Yeniden Kapılarını Açtı

Londra’nın 198 yıllık efsanesi Simpson’s-in-the-Strand, Jeremy King önderliğinde yeniden açıldı. Satranç kulübünden geleneksel İngiliz mutfağının tapınağına uzanan bu hikâye, zamanı durduran bir restoranın destanıdır.

Published

on

Covent Garden’ın kalabalığını geride bırakıp Strand caddesi boyunca yürüdüğünüzde, bazı kapılar sizi yalnızca bir restorana değil, bir başka çağa davet eder. Simpson’s-in-the-Strand işte böyle bir kapıdır: 1828’den bu yana ayakta, 198 yıllık birikimle, hem satranç kulübü hem de İngiliz mutfağının tapınağı olarak Londra’nın hafızasına kazınmış bir mekan.

Mart 2026’da kapılarını yeniden açtığında, ünlü restoran işletmecisi Jeremy King’in rehberliğinde yeni bir dönem başladı. Ama bu yalnızca yeni bir açılış değildi — bir şehrin kendi ruhunu yeniden keşfetme çabasıydı.

Bir Satranç Kulübünden Gastronomi Tapınağına

Her büyük restoran bir hikâyeyle başlar. Simpson’s’ın hikâyesi, 1828 yılında Samuel Reiss’ın “Grand Cigar Divan” adıyla açtığı bir sigara ve kahve salonuna dayanır. Gentlemanlar burada puro içer, günün gazetelerini okur ve uzun saatler boyunca satranç oynardu. Yıllık bir guinea — bugünün parasıyla birkaç yüz sterlin — karşılığında bu konforlu divanların kapıları daima açıktı.

Satranç maçları o dönemde çok daha farklı bir şekilde yürütülürdü: Şehrin farklı kahvehaneleri arasında hamleleri taşıyan silindir şapkalı ulaklar, bir nevi 19. yüzyıl bilgi ağını oluştururdu. Grand Cigar Divan kısa sürede İngiltere’nin satranç merkezi olarak tanındı; bugün restoranda saklanan antika satranç setlerinden biri, “Piskopos Odası”nda sergilenmektedir.

1848’de Reiss, yiyecek işini geliştirmek için aşçı John Simpson ile ortaklık kurdu. Mekan “Simpson’s Grand Divan Tavern” adını aldı ve İngiliz mutfağı merkezli bir restoran olarak hızla Londra’nın en seçkin adreslerinden biri haline geldi. Charles Dickens, William Gladstone, Benjamin Disraeli, Arthur Conan Doyle, Winston Churchill… Dünya tarihine damga vuran isimler bu koltukların altında otururken tarihin akışını izlediler.

Simpson’s-in-the-Strand’ın tarihi girişi — Strand caddesindeki giriş kemerinde satranç figürlü mozaikler, restoranın kökenine saygı duruşudur. (Fotoğraf: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0)

Et Arabası: Bir İnovasyon mı, Yoksa Bir Zarafet mi?

John Simpson, restoranın en ikonik geleneğini de hayata geçirdi: büyük et parçalarını gümüş arabalarla masaların yanına getirip, misafirlerin gözü önünde oymaların yapıldığı servis biçimi. Bu alışılmadık hizmet aslında tamamen pratik bir zorunluluktan doğdu — satranç oyuncularının konsantrasyonunu bozmamak için masa başına sessizce yaklaşmak gerekiyordu.

Yüzyıllar içinde bir zorunluluk, bir ritüele dönüştü. Et arabasının tekerlek sesi, Simpson’s’ın Grand Divan salonunda hâlâ en tanımlayıcı sestir. İyi kızarmış beef rib, fiery horseradish ile birlikte; yanında Yorkshire pudding, sos ve fırın patates. “Bu yemeğin sırrı nedir?” diye soranlara yanıt basittir: Kalite ve tekrar. 198 yıldır aynı şeyi mükemmel yapmak.

Kapanma, Belirsizlik ve Yeniden Doğuş

2020’nin Mart ayında COVID-19 pandemisi, dünya genelinde sayısız restoranı kapattığında Simpson’s de kepenk indirmek zorunda kaldı. Fairmont Hotels and Resorts yönetimindeki restoran, pandeminin ardından uzun süre sessiz kaldı. Londra’nın kalbi olan Strand’da o köklü kapının kapalı durması, şehrin gastronomi dünyası için gerçek bir kayıptı.

Ardından 2026’nın baharında Jeremy King sahneye çıktı. The Wolseley, The Ivy, Le Caprice gibi Londra’nın efsanevi mekanlarını hayata geçiren King, Simpson’s’a sahip çıktı ve Mart 2026’da restoran yeniden kapılarını açtı. Bu yalnızca bir açılış değil, bir vaatin yerine getirilmesiydi: Büyük restoranlar ölmez, sadece beklenir.

Grand Divan’ın büyüleyici salonunda geleneksel et arabası servisi — yüzyıllardır değişmeyen bir ritüel.

Bugün Masaya Ne Geliyor?

Guardian’ın ünlü restoran eleştirmeni Grace Dent, Nisan 2026’daki ziyaretinde Simpson’s’ın yeni dönemini şöyle özetledi: “Rahatsız edici derecede alışılmadık bir güzellik. Hogwarts’ı andırıyor, ama en iyi anlamda.” Dent, Grand Divan salonunu “Covent Garden’a yakın, rahat, kullanışlı lüks bir kantin” olarak tanımlarken menüyü de takdirle karşıladı.

Menü gerçekten bir İngiliz gastronomi antolojisi gibi: bubble and squeak, bacon chop, dressed Portland yengeci, tost üzerinde Gentleman’s Relish… “Günün Turtaları” bölümünde ise Pazartesi’nin beef and ale turtasının yerini Çarşamba’nın ox cheek turtası ve Perşembe’nin steak and kidney pudingi alıyor. Cumartesi her zaman balık turtası günü. Ve tabii, varlığından mutlu olunan spotted dick — kuru üzümlü, ağır, tatlı bir suet pudingdir bu, İngiliz mutfağının en nostaljik simgelerinden biri.

Fiyatlar Londra standardında yüksek, fakat misafirler aç kalkmıyor. Et arabası seçimi için 50-60 sterlin civarında bütçe ayrılması bekleniyor. Ama söz konusu olan yalnızca bir yemek değil — bir deneyim, bir tarih dersi, bir Londra ritüeli.

Neden Önemli: Değişen Dünyada Değişmeyen Yerler

Gastronomi dünyası hız kazandıkça, her hafta yeni bir trend belirirken, pop-up restoranlar şehirden şehre uçuşurken… Simpson’s gibi mekanların önemi daha da belirginleşiyor. Değişmeyen menüler, dönen et arabaları, koyu kahverengi paneller ve defalarca aynı masaya dönen müdavimlerin sessiz sevinçleri — bunlar hiçbir algoritmanın üretemeyeceği bir özgünlüktür.

P.G. Wodehouse, Simpson’s için “huzurlu bir yemek tapınağı” demişti. 198 yıl sonra bu tanım hâlâ geçerli. Belki de en iyi restoranlar, her şeyden önce iyi bir ev olmayı başaranlardır: döndüğünüzde sizi tanıyan, masanızı hazır tutan, ne istediğinizi sormadan bilen mekanlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Simpson’s-in-the-Strand ne zaman açıldı?

Restoran 1828 yılında Samuel Reiss tarafından “Grand Cigar Divan” adıyla açıldı. 1848’de John Simpson ile ortaklık kurularak bugünkü kimliğini kazandı. En son Mart 2026’da Jeremy King önderliğinde yeniden açıldı.

Simpson’s hangi mutfakla ünlüdür?

Geleneksel İngiliz mutfağı — özellikle rosto et (roast beef), böbrek turtaları ve klasik tatlılar. Gümüş arabalarla masa başında oyulan et parçaları, restoranın en bilinen geleneğidir.

Satranç ve Simpson’s arasındaki bağlantı nedir?

19. yüzyılda restoran, İngiltere’nin en önemli satranç merkezi olarak kabul görüyordu. Restoran 1828’de bir satranç kulübü olarak başladı ve bu miras hâlâ “Piskopos Odası”ndaki antika satranç setiyle yaşatılıyor.

Jeremy King kimdir?

Londra’nın en prestijli restoranlarından bazılarını (The Wolseley, The Ivy, Le Caprice) hayata geçiren ünlü İngiliz restoran işletmecisidir. 2026’da Simpson’s’ı devralan King, restoranın büyük çaplı bir restorasyonunu da yönetti.

Kaynak: The Guardian Food (Grace Dent, Nisan 2026), Wikipedia — Simpson’s-in-the-Strand, Elle Decor (Jeremy King röportajı, Mart 2026)

Tüm hakları saklıdır © 2019 Mutfak Magazin