Gastronomi

Kök Köken Toprak’ın Çağrısı: Anadolu’nun Miras Üzümlerini Kurtarmak İçin 14 Haziran’da Beykoz Kundura’da Buluşuyoruz

Anadolu’nun 1.200’den fazla yerli üzüm çeşidini tanıma, koruma ve geleceğe taşıma misyonuyla yola çıkan Kök Köken Toprak, 14 Haziran’da Beykoz Kundura’da dördüncü konferansını düzenliyor.

Published

on

Kök Köken Toprak’ın Çağrısı: Anadolu’nun Miras Üzümlerini Kurtarmak İçin 14 Haziran’da Beykoz Kundura’da Buluşuyoruz

İnsanoğlunun asmayı evcilleştirmesinin üzerinden en az 7.000 yıl geçmiş. Hitit tabletlerinde şarabın tanrılara sunulduğu ayinlerin kaydı var, Friglerin sofrasında da o vardı, Antik Yunan ve Roma’da da. Anadolu, şarabın ve asmanın ana vatanı olarak anılıyor. Peki ama bu kadim mirası bugün ne kadar sahipleniyoruz?

İşte bu sorunun peşine düşen bir inisiyatif var: Kök Köken Toprak. Adını topraktan, kökten ve aidiyetten alan bu oluşum, yedi yıldır Anadolu’nun yerli üzüm çeşitlerini tanımayı, korumayı ve geleceğe taşımayı amaçlayan bir konferans serisi düzenliyor. 14 Haziran 2026 Cumartesi günü, dördüncü buluşmalarını İstanbul’un endüstriyel hafızasının en özel noktalarından biri olan Beykoz Kundura‘da gerçekleştirecekler.

Binlerce Çeşidin İzinde

Anadolu toprakları, 1.200’den fazla yerli üzüm çeşidine ev sahipliği yapan bir genetik hazine. Öküzgözü, Boğazkere, Kalecik Karası, Narince, Emir… Bunların bir kısmı son yıllarda uluslararası şarap arenasında hak ettiği ilgiyi görmeye başladı. Ama unutulmaya yüz tutmuş o kadar çok çeşit var ki: Urla Karası, Gaydura, Vasilaki, Karalahna, Adakarası, Çalkarası, Dimrit, Kanlıkara… Her biri bir bölgenin mikroiklimini, toprağını ve kültürünü yansıtan eşsiz karakterler.

Ne yazık ki bu zenginlik hızla tükeniyor. Modern tarımın tek tipleştirici baskısı, yüksek verimli uluslararası üzüm çeşitlerinin yaygınlaşması, kentleşme ve miras bağlarının terk edilmesi, yerli üzüm çeşitlerinin sayısını dramatik biçimde azalttı. Kök Köken Toprak’ın da altını çizdiği gibi, "Ne kaybettiğimizi bilmeden kaybetmeye devam ediyoruz."

Bir Hareket, Bir Umut

Kök Köken Toprak konferansları, bu kaybı durdurmak için bir farkındalık ve eylem platformu. 14 Haziran’daki program saat 10.00’da kayıt ve karşılama ile başlayacak, 11.00-18.00 arası oturumlarla devam edecek ve 18.30-21.30 arası kapanış kokteyliyle sona erecek. Konferans, yarı akademik bir derinlikle uluslararası konukları da ağırlayarak yerel üzümlerin geçmişini, bugününü ve geleceğini tartışmaya açıyor.

Bu hareketin en somut ayaklarından biri de Levon Bağış ve Umay Çeviker tarafından kurulan Yaban Kolektif. Bu girişim, unutulmaya yüz tutmuş Anadolu üzümlerini yeniden üretime kazandırmak için mikro bağlardan şarap üretiyor, yerli mayalarla çalışıyor ve her şişesiyle bir bölgenin hikâyesini anlatıyor. The Wine Society gibi uluslararası platformlar, Yaban Kolektif’in çalışmalarını "Türkiye’nin bağcılık mirasını kurtarmak" olarak tanımlıyor.

Şarap Turizmi ve Bağ Rotaları: Yeni Bir Keşif Haritası

Anadolu’nun miras üzümlerine sahip çıkmanın bir başka yolu da onları yerinde görmek, tatmak ve deneyimlemek. Türkiye’nin dört bir yanındaki bağ rotaları, şarap turizmi açısından giderek daha fazla ilgi çekiyor. 2026 Gastronomi Rehberi’nde öne çıkan rotalar şunlar:

  • Urla Bağ Yolu: Modern bağcılık, slow food ve butik şarapçılığın Ege’deki kalbi. Urla Karası ve Gaydura gibi yerel çeşitlerin yeniden dirilişine tanıklık ediyor.
  • Trakya Bağ Rotası: İstanbul’a birkaç saat mesafede, Kırklareli’nden Gelibolu’ya uzanan bu rota, Papazkarası ve Adakarası gibi üzümlerle tanışmak için ideal.
  • Kapadokya Şarap Rotası: Volkanik tüf topraklarında yetişen Emir üzümü, peri bacaları manzarası eşliğinde tadıldığında apayrı bir keyif veriyor.
  • Bozcaada: Kuntra ve Karalahna üzümleriyle 3.000 yıllık bağcılık mirasını hâlâ canlı tutan bu ada, şarap turizminin vazgeçilmez duraklarından.
  • Elazığ ve Ankara Kalecik: Öküzgözü, Boğazkere ve Kalecik Karası’nın anavatanları, Anadolu şarabının kalitesini kanıtlayan bölgeler.

Topraktan Kadehe, Kökten Geleceğe

Kök Köken Toprak’ın 14 Haziran’da Beykoz Kundura’da yapacağı buluşma, sadece bir konferans değil; aynı zamanda bir duruş, bir sahiplenme çağrısı. Anadolu’nun binlerce yıllık bağcılık mirasını korumak, yalnızca şarap severlerin değil, toprağa, emeğe ve kültüre saygı duyan herkesin sorumluluğu.

Belki de bir kadeh Öküzgözü veya Emir içerken, o tadın sadece bir meyveden değil, 7.000 yıllık bir medeniyetin birikiminden geldiğini hatırlamalıyız. Ve unutmamalıyız: Ne kaybettiğimizi bilmeden kaybetmeye devam ediyoruz.

Kök Köken Toprak IV. Konferansı, 14 Haziran 2026, Beykoz Kundura, İstanbul. Detaylı bilgi: kokkokentoprak.com

Tüm hakları saklıdır © 2019 Mutfak Magazin