Gastronomi

Kahvaltının Evrensel Dili: Anadolu’nun Akıtmasından Dünyanın Pancake’ine Hamurda Saklı Binlerce Yıllık Tarih

Bir pazar sabahı sacda pişen akıtma, Moskova’da blini, Paris’te crêpe… Hepsi aynı üç malzemenin farklı yorumları. Gastropod’un rehberliğinde pancake’in küresel serüveni.

Published

on

Bir Tutam Un, Su ve Hayal Gücü: Pancake’in Küresel Serüveni

Bir pazar sabahı Türk mutfağında sacda pişen akıtma, bir Moskova apartmanında blini, bir Paris kafesinde crêpe… Hepsi aynı üç malzemenin farklı yorumları: un, su (ya da süt) ve yumurta. Bu kadar basit bir formül, nasıl oluyor da dünyanın her köşesinde bambaşka kimliklere bürünebiliyor?

Bu soruyu en yetkin şekilde soranlardan biri, gastronomi dünyasının en sevilen podcast’lerinden Gastropod. Cynthia Graber ve Nicola Twilley’ın hazırladığı “When is a Pancake Not a Pancake?” başlıklı bölüm, bu mütevazı yiyeceğin peşine düşerek yemek tarihinin en temel sorularından birine ışık tutuyor.

Pancake’in Tanımı: Neyi, Neden Pancake Diye Adlandırıyoruz?

Gastropod’un cevabı şaşırtıcı derecede karmaşık. Pancake, teknik olarak “tavada pişirilen yassı bir hamur işi” olarak tanımlansa da, bu tanım injera’dan (Etiyopya’nın mayalı, süngerimsi ekmeği) okonomiyaki’ye (Japonların ünlü “her şeyi koy” pancake’i) kadar inanılmaz geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Peki bir crumpet (İngiliz mayalı keki) neden pancake sayılmazken, bir pikelet (Galler usulü küçük crumpet) pancake ailesine kabul ediliyor?

Gastropod’un konuklarından yemek tarihçisi Ken Albala, Pancake: A Global History kitabının yazarı olarak bu sorunun yanıtını antik çağlara kadar götürüyor. Albala’ya göre, pancake muhtemelen insanlığın pişirdiği ilk ekmek türlerinden biriydi. Tahılı öğütüp suyla karıştırmak ve sıcak bir taş üzerinde pişirmek, fırın teknolojisinden çok daha eski bir yöntemdi. Yani pancake, aslında bir “hayatta kalma yemeği” olarak doğdu.

Dünyanın dört bir yanından pancake çeşitleri: Fransız crêpe’i, Amerikan pancake’i ve Türk akıtması. Hepsi aynı temel malzemelerin farklı kültürel yorumları.

Anadolu’nun Cevabı: Akıtma ve Kaygana

Türk mutfağında pancake’in karşılığı net bir şekilde tanımlanmış değil — ki bu da aslında Gastropod’un tezini doğruluyor. Bizde bu aileye giren en az üç farklı hamur işi var:

  • Akıtma: Mayalı ya da mayasız, akışkan bir hamurun sac üzerine dökülerek pişirilmesiyle yapılır. Klasik pancake’ten daha ince, crêpe’ten daha tok bir dokusu vardır. Anadolu’da özellikle kahvaltılarda pekmez, bal ya da reçelle servis edilir.
  • Kaygana: Daha çok yumurta içeren, kalın ve yumuşak bir versiyon. Trakya mutfağında yaygındır ve genellikle tuzlu olarak, peynirle yapılır.
  • Cızlama: İç Anadolu’nun mayalı pancake’i. Hamuru daha kalın, pişerken üzeri göz göz olur. Tereyağı ve şekerle servis edildiğinde eşsizdir.

Bu çeşitlilik, aslında Gastropod’un altını çizdiği temel noktanın Türk mutfağındaki yansıması: Pancake’in evrensel bir formülü yoktur; her kültür bu basit hamuru kendi damak zevkine, coğrafyasına ve tarihine göre şekillendirir.

Pancake’in Karanlık Yüzü: Aunt Jemima ve Irkçı Miras

Gastropod’un bölümünde en çarpıcı bölümlerden biri, pancake’in ticari tarihinin karanlık sayfalarına ayrılmış. ABD’nin en ünlü hazır pancake karışımı markası Aunt Jemima, 1889’da piyasaya çıktığında, markanın yüzü olarak kullanılan “Aunt Jemima” karakteri, Amerikan İç Savaşı sonrası Güney’in ırkçı “mammy” stereotipinin bir yansımasıydı.

Cornell Üniversitesi’nden Prof. Riché Richardson’ın 2015 yılında New York Times’ta yayımladığı “Can We Please, Finally, Get Rid of ‘Aunt Jemima’?” başlıklı makalesi, Gastropod’da da referans gösteriliyor. Richardson’ın çabası, nihayet 2020’de sonuç verdi ve marka, ismini Pearl Milling Company olarak değiştirdi. Bu değişim, bir yiyeceğin ambalajındaki logonun bile ne kadar derin politik ve toplumsal anlamlar taşıyabileceğini gösteriyor.

Pancake’in Kimyası: Neden Kabarır?

Gastropod’un bilimsel perspektifi, pancake’in mutfak kimyasına da uzanıyor. Bir pancake hamurunun kabarmasını sağlayan şey, temelde üç farklı mekanizmadan biri olabilir:

  • Biyolojik mayalanma: Maya veya ekşi hamur kullanıldığında, maya hücreleri şekeri tüketir ve karbondioksit üretir. Bu gaz kabarcıkları hamurun içinde sıkışır ve pişerken genişleyerek o karakteristik süngerimsi dokuyu oluşturur. Etiyopya’nın injera’sı ve Anadolu’nun cızlaması buna örnektir.
  • Kimyasal mayalanma: Karbonat veya kabartma tozu, asidik bir bileşenle (yoğurt, ayran, limon suyu gibi) reaksiyona girerek anında karbondioksit açığa çıkarır. Amerikan pancake’inin o pofuduk dokusu bu yöntemle elde edilir.
  • Mekanik mayalanma: Yumurta beyazının çırpılmasıyla hamura hava katılmasıdır. Rus blinisi ve Fransız crêpe’i, kısmen bu yöntemle hafifliğini kazanır.

Pazar Kahvaltısının Evrensel Dili

Belki de pancake’i bu kadar büyüleyici kılan şey, basitliğinde saklı. Dünyanın neresine giderseniz gidin, un, su ve yumurtayı karıştırıp sıcak bir yüzeyde pişiren birilerini bulabilirsiniz. Bu evrensellik, pancake’i yalnızca bir yiyecek değil, aynı zamanda bir kültürel iletişim aracı haline getiriyor.

Bugün bir pazar kahvaltısında sacda pişen bir akıtmayı yerken, aslında binlerce yıllık bir geleneğin, tüm insanlığın ortak mutfak mirasının bir parçası olduğunuzu bilmek… İşte buna değer.

Sıkça Sorulan Sorular

S: Akıtma, krep ve pancake arasındaki fark nedir?
C: Akıtma, Türk mutfağına özgü ince bir hamur işidir ve genellikle sacda pişirilir. Krep (crêpe), Fransız mutfağının süper ince versiyonudur ve özel bir tavada yayılarak pişirilir. Pancake ise daha kalın, kabartma tozuyla mayalanan Amerikan versiyonudur. Üçü de aynı temel malzemeleri (un, süt, yumurta) kullanır ancak oranlar ve pişirme teknikleri farklıdır.

S: Pancake hamuru neden dinlendirilir?
C: Dinlendirme, unun içindeki glutenin gevşemesini sağlar ve nişastanın sıvıyı tamamen emmesine yardımcı olur. Bu, daha yumuşak ve homojen bir doku elde edilmesini sağlar. Özellikle crêpe hamuru en az 30 dakika, ideal olarak 1-2 saat dinlendirilmelidir.

Tüm hakları saklıdır © 2019 Mutfak Magazin